Erelik nedir, Erelik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yaprakları, şekerpancarı yaprağına benzeyen, seyrek ve top top biten, istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot.

Erelik kısaca anlamı, tanımı

Erel : Eli güçlü olan

Ereli : Samsun ili, Havza belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Top top : Birçok topu bir arada bulunan (kumaş vb.). Top biçiminde olarak, yuvarlak yuvarlak.

Sarılar : Amasya şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ili, Kazan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Antalya kenti, Akçay bucağına bağlı bir yer. Antalya şehrinde, Kaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya şehrinde, Manavgat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Bolu şehrinde, Göynük ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Denizli ilinde, Çivril ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep şehrinde, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Yavuzeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel şehrinde, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir şehrinde, Gökçen bucağına bağlı bir yer. İzmir şehrinde, Kemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Karabük şehri, Ovacık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Manisa ili, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Nevşehir ili, Özkonak bucağına bağlı bir yer. Tekirdağ şehri, Çorlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yenen : Karşılaşmalarda kazanan güreşçi. Yarışmayı kazanan kişi, takım. Üstün gelen, kazanan.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel.

Seyr : Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek.

Yene : Gine, karşılığı yine. Gene (bk. gen, gene). Yine.

Şeke : Üzüm suyunun pekmez toprağı ile kestirilerek, leğende biraz kaynatıldıktan ve süzüldükten sonraki durumu.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Top : Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah. Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça. Tamamen, bütünüyle. Homoseksüel erkek. Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı. Yuvarlak biçimde olan, toparlak.

Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Erektör anlamı nedir?

İngilizce'de Erektör ne demek ? : erector