Escape from türkçesi Escape from nedir

Escape from ile ilgili cümleler

English: Ali described how he was able to escape from the locked room.
Turkish: Ali onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.

English: Ali helped Mary escape from prison.
Turkish: Ali Mary'nin hapishaneden kaçmasına yardım etti.

English: Ali helped Mary escape from the kidnappers.
Turkish: Ali Mary'nin çocuk hırsızlarından kaçmasına yardım etti.

English: Ali managed to escape from the room where his kidnappers had kept him locked up.
Turkish: Ali onu kaçıranların kilitli tuttuğu odadan kaçmayı başardı.

English: Ali had a narrow escape from death.
Turkish: Ali ölümden kıl payı kurtuldu.

Escape from ingilizcede ne demek, Escape from nerede nasıl kullanılır?

Escape : Paçayı sıyırmak (argo terim). Aklına gelmemek. Sızıntı yapmak. Sıvışmak. Gözünden kaçmak. Sızmak. Hatırından çıkmak. Firar. Kaçış. Kaçıp kurtulmak.

From : Dolayı. Yüzünden. Den beri. -dan. -den ötürü. Nedeniyle. -den. -den bu yana. Dan. (bir yer)den.

Escape from reality : Gerçeklerden kaçmak.

Escape from sobibor : Sobibor'dan kaçış. Holokost sırasında nazi toplama kampından kaçış hakkında olan 1987 yapımı televizyon mini serisi (jack gold tarafından yönetilen).

 

Escape from the jaws of death : Ölümün pençesinden kurtulmak.

Escape artist : Zincirlerden kurtulma şovu sunan sanatçı.

İngilizce Escape from Türkçe anlamı, Escape from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Escape from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fly the coop : Tabanları yağlamak. Yakayı sıyırmak. Firar etmek. Kaçmak. Kaçış. Kuşu uçurmak. Sıvışmak.

Make a bolt : Kaçmak.

Outran : Sınırı aşmak. Daha hızlı koşmak. Aşmak. Önden koşmak. Çıkış. Geçmek. -den daha hızlı koşarak kurtulmak. -den daha hızlı koşmak.

Break away : Kaçmak. Fırlamak. Ayrılmak. Kopmak. Kaçıp kurtulmak. Kurtulmak. Sıvışmak.

Bunk : Yatakta yatmak. Yatak. Sıvışmak. Zırva. Saçmalık. Saçma. Sıvışma. Yatak (gemi.). Ivır zıvır. Ranzada yatmak.

Get away : Gitmek. Atlatmak. Kurtulmak. Çıkmak. Kaçmak. Sıvışmak. Yakasını kurtarmak. Çekilmek.

Scram : Ani durdurma. Basıp gitmek. Çekip gitmek. Siktir olup gitmek. Sıvışmak. Defol. Çek git.

Do a bunk : Aceleyle gitmek. Zengin kalkışı yapmak. Sıvışmak. Arazi olmak. Topuklamak. Kaçmak. Fıymak.

Cut away : Kesip atmak. Budamak. Bağlayıcı çekim. Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Kesip çıkarmak. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kesip çıkartmak.

 

Evade : Kaçamak cevap vermek. Cevap vermekten kaçmak. Sıvışmak. Yakayı kurtarmak. Kaytarmak. Kaçınmak. Yan çizmek. Savuşturmak. Kaçamak yapmak.

Escape from synonyms : beat it, bunks, scrams, bolt, fled, outrunning, flee, absquatulate, bust out of, circumvent, outrun, bunking, bolted, outruns, bust out, clear out, fly, bunked, bolts.