Euratom türkçesi Euratom nedir

  • Avrupa atom enerjisi topluluğu.
  • Belçika, fransa, almanya, italya, lüksemburg ve hollanda tarafından atom enerjisinin kullanımına sınırlama getirilmesini ve söz konusu enerjinin sadece barışçıl amaçlar için kullanılmasını sağlamak üzere roma anlaşması ile 1958 yılında oluşturulan ve avrupa birliği’ne giden yolu açan üç topluluktan biri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Avrupa atom enerjisi komitesi.

Euratom ingilizcede ne demek, Euratom nerede nasıl kullanılır?

Georges seurat : Resim noktacılığın geliştiricisi. (1859-1891) fransız neoempresyonist ressam.

Seurat : Fransız neoempresyonist ressam. Georges seurat (1859-91). Bir soyadı. Noktacılığın geliştiricisi.

Eurail : Belirli bir zaman süresi içinde avrupa'da trenle sınırsız seyahat etmek için pasaport veya vize (17 avrupa ülkesinde geçerli). Trans avrupa demiryolu pasaportu veya vizesi.

Eurasia : Avrupa ve asya kıtalarının ortak ismi. Avrasya.

Eurasian economic community : Avrasya ekonomik topluluğu. Avrasya ekonomi topluluğu.

Artificial neural network : Ann. Yapay sinir ağı.

Amphineura : Organların iki taraflı simetrisi ve sinirlerin düzenli yaratılışı için olağanüstü olan mollusca bölünmesi. Amfinörler.

Eurasianism : Avrasyacılık.

Artificial neural network model : Yapay sinir ağı modeli.

 

Effleurage : Hafif masaj hareketi. Okşama. Efloraj.

İngilizce Euratom Türkçe anlamı, Euratom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Euratom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Keeper : Bekçi. Koruyucu. İşleten. İşgüder. Özgür olarak kendileri adına, özel ya da devlete ilişkin bir kurulda kişilere ve kamu işlerine ilişkin işlemleri izlemekele görevli kişiler. Kaleci. Muhafaza eden. Çalıştıran. Sorumlu.

Conservator : Korumacı. Vasi. Veli. Tasfiye memuru. Koruyucu. Müze müdürü. Kayyım. Muhafız.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Euratom synonyms : a shift in supply, custodian, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, ability rent, a group shares, steward, ability to pay principle, a type mutual funds, a shift in individual demand.