Evulsion türkçesi Evulsion nedir

  • Kökünü kazıma.
  • Evulsiyon.
  • Çekip çıkarma eylemi.
  • Kökünden sökme.
  • Söküp çıkarma.

Evulsion ingilizcede ne demek, Evulsion nerede nasıl kullanılır?

Evulsions : Evulsiyon.

Revulsion : Kuvvetli tepki. Hastalığın diğer organa müdahale ile tedavisi. Uzaklaşma. Düşüncelerin ani değişmesi. Ani değişiklik. İğrenti. Tiksinme. Uzaklaştırılma. Tepki. Duyguların birden değişmesi.

Revulsions : Hastalığın diğer organa müdahale ile tedavisi. Uzaklaştırılma. Kuvvetli tepki. Ani değişiklik. Tepki. Duyguların birden değişmesi. Uzaklaşma. İğrenti. Düşüncelerin ani değişmesi. İğrenme.

Revulsive : Hastalığı vücudun başka bir bölümüne taşıyan ilaç. Revülsif.

Aminolevulinik acid synthetase : Hem biyosentezinde ilk basamak olan, süksinil coa ve glisinden aminolevülinik asit üretimini katalize eden, hem üretiminin kontrolünde anahtar rol oynayan mitokondriyal enzim, ala sentetaz. Aminolevülinik asit sentetaz. Ala sentetaz.

Zevulun hamer : Eski sosyal hizmetler bakanı. (1936-1998) israil parlementosu üyesi. Ulusal dini parti üyesi. Eski eğitim bakanı.

Laevulose : Levüloz. Meyve şekeri de denilen, ata karbonlu bir monosakkarit. c6h12o6, levüloz. Çeşitli meyvelerde bulunan suda çözülür şeker (kimya). Meyve şekeri. Früktoz.

Levulose : Levüloz. Meyve şekeri. Çeşitli meyvelerde bulunan suda çözülür şeker (kimya). Früktoz.

 

Levulin : Levülin.

Levuloses : Meyve şekeri. Levüloz.

İngilizce Evulsion Türkçe anlamı, Evulsion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evulsion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Repulsion : İtim. Cisimlerin birbirini itme gücü. Nefret. Repulziyon. İki molekül ya da taneciği birbirinden uzaklaştıran kuvvet. İtme. Bir öğeciğin bir parçacık ya da erke nicemi ışıdığı anda toplam devinirliğinin korunabilmesi için ters yönde bir itim edinmesi. İtici güç. Tiksinti. Geri tepme.

Extirpations : İmha. Yok etme. Ekstirpasyon. Kökünü sökme.

Uprooting : Tamamıyla yok etme. Bir şeyi kendi yerli ortamından etmek. Çekme. Çıkarma. Sökme (bir bitkiyi ve köklerinden yerden sökme gibi).

Extirpation : İmha. Hastalıklı bir doku veya organın kısmen veya tamamen ameliyatla çıkarılması. Yok etme. Kökünü sökme. Ekstirpasyon.

Exterminating : İmha etme. İmha etmek. Mahvetmek. Kökünü kurutmak. Öldürmek. Yok etme. Bitirme. Yok etmek.

Repugnance : İğrenme. Zıtlık. Antipati. Tutarsızlık. İsteksizlik. Aykırılık. Tiksinti. Nefret. Tiksinme. Hoşlanmayış.

Repulsive : İtişli. Antipatik. İtme eğilimi olan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Soğuk. Yavan. İtici. Tanecikleri birbirinden uzaklaştıran kuvvetlere ilişkin. İğrenç. Tiksindirici.

Force : Turfanda yetiştirmek. Mecbur etmek. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Kuvvet. Güç. Sıkıştırmak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zorlama. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Irzına geçmek.

 

Horror : Nefret. Yılgı. Dehşet. Tiksinme. İğrenç kimse. Korkutucu. Nefret edilen şey. Korku. İstikrah.

Evulsion synonyms : evulsions, undermining the foundations of, erasing, disgust, extirpating, repulsive force.

Evulsion zıt anlamlı kelimeler, Evulsion kelime anlamı

Attraction : Çekici şey. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Alımlılık. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet. Çekicilik. Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri. Çekim. Atraksiyon. Cazibe. Bir turistin ziyaret edip görmek istediği yer.

Attractive : Göz alıcı. Sempatik. Cazibeli. İlginç. Alımlı çalımlı. Güzel. Çekici. Hoş. İlgi çekici. Havalı.

Evulsion ingilizce tanımı, definition of Evulsion

Evulsion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of plucking out. A rooting out.