Uprooting türkçesi Uprooting nedir

  • Çekme.
  • Sökme (bir bitkiyi ve köklerinden yerden sökme gibi).
  • Bir şeyi kendi yerli ortamından etmek.
  • Çıkarma.
  • Tamamıyla yok etme.
  • Kökünden sökme.

Uprooting ingilizcede ne demek, Uprooting nerede nasıl kullanılır?

Uproot : Kökünden sökmek. Oturduğu yerden ayırmak. Kökünü kazımak. Sökmek. Köklemek. Oturduğu çevresinden ayırmak. Uzaklaştırmak. Yerinden sökmek. Yok etmek.

Uprooted : Yerinden edilmiş. Kökünden sökmek. Kökünü kazımak. Uzaklaştırmak.

Uproots : Sökmek. Köklemek. Kökünü kazımak. Uzaklaştırmak. Yok etmek. Oturduğu yerden ayırmak. Oturduğu çevresinden ayırmak. Kökünden sökmek. Yerinden sökmek.

Being uprooted : Yerinden sökülme. Kökünden sökülme. Yerinden edilme. Kökten sökülmüş olma. Sökülme. Sökülmüş olma.

İngilizce Uprooting Türkçe anlamı, Uprooting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uprooting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abduct : Tebit etmek. Kaçırmak. Adam kaçırmak. Zorla kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Kaçırmak (birini). (kas) dışarı çekmek. Birini zorla kaçırmak. Kız kaçırmak.

Development : Ontogeni. Düzenleyim. Developman. Bir ekonomide halkın değer yargıları, dünya görüşü ile tüketim ve davranış kalıplarındaki değişmeleri içerecek biçimde toplumsal ve kurumsal yapıda dönüşüme yol açan büyüme. Açındırma. Geliştirim. Büyüme. Geliştirme. İmara açma. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku.

 

Ontogeny : Gelişme. Bir organizmanın gelişimi. Birey dil tarihçesi. Bireyoluş. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez. Ontogenez. Ontogeni. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi).

Detachment : Çıkma. Dekolman. Kıta. Mesafelilik. Tarafsızlık. Sökme. Objektiflik. Bir oluşumun oturduğu, bulunduğu veya yapıştığı yüzeyden ayrılması, dekolman. Önyargısız olma.

Disgorgement : Zorla dışarı çıkarma. Kusma. Bir şeyi bırakma. Geri çekilme. İstifra etme. Bir şeyi bırakma işi. Güç kullanarak.

Allures : Çekici. Aklını başından almak. Aklını çelmek. Cezbetmek. Albeni. Aklını başından almak (argo terim). Çekmek. Baştan çıkarmak. Ayartmak.

Disembarkment : Karaya çıkma. Salıverme. Bir uçağı terk etme. Karaya çıkarma. Boşaltma. Tahliye.

Drafting : Yudum. Çekim. İlk versiyonun bir tasarlaması. Müsvedde. Çizim. Mekanik çizim. Teknik resim. Sanatsal çizimler veya şablonlar.

Belch : Çıkarmak (duman). Püskürmek. Fırlatmak. Duman çıkarmak. Geğirmek. Püskürtmek. Geğirti. Fışkırmak. Çıkarmak duman.

Draught : Fıçıdan içki çekme. Karalamak. Tasarı hazırlamak. Plan çizmek. Çekiş. Ağ çekme. Müsvedde. Cereyan. Tasarı. Hava akımı.

Uprooting synonyms : draftings, allurement, chasing away, growing, belched, abducts, cancellation, ontogenesis, allure, contracting, cancelation, evulsion, draughting, extirpating, bearing, abstractions, amotion, draft, deletion, cancellations, deductions, growth, deduction, drafts, allured, abducting, maturation, desorption, germination, allurements, belches.

Uprooting zıt anlamlı kelimeler, Uprooting kelime anlamı

Nondevelopment : Gelişmeme. Kalkınmama.