Uproot türkçesi Uproot nedir

  • Uzaklaştırmak.
  • Oturduğu çevresinden ayırmak.
  • Yerinden sökmek.
  • Kökünü kazımak.
  • Yok etmek.
  • Köklemek.
  • Oturduğu yerden ayırmak.
  • Kökünden sökmek.
  • Sökmek.

Uproot ingilizcede ne demek, Uproot nerede nasıl kullanılır?

Uprooted : Kökünü kazımak. Uzaklaştırmak. Yerinden edilmiş. Kökünden sökmek.

Uprooting : Çekme. Kökünden sökme. Bir şeyi kendi yerli ortamından etmek. Çıkarma. Sökme (bir bitkiyi ve köklerinden yerden sökme gibi). Tamamıyla yok etme.

Uproots : Köklemek. Yok etmek. Oturduğu yerden ayırmak. Kökünden sökmek. Kökünü kazımak. Yerinden sökmek. Uzaklaştırmak. Sökmek. Oturduğu çevresinden ayırmak.

Being uprooted : Yerinden edilme. Sökülmüş olma. Sökülme. Yerinden sökülme. Kökten sökülmüş olma. Kökünden sökülme.

Uproar : Hengame. Gürültü. Velvele. Şamata. Patırtı. Arbede. Hayhuy. Curcuna. Kıyamet. Kargaşa.

Cupronickel : Nikel ve bakır karışımı olan. Nikel ve bakır içeren.

Uproarious : Gürültülü. Şamatalı. Şamatacı. Kahkahaya boğan. Curcunalı.

Uproariously : Çılgınca. Gürültülü bir şekilde. Curcunalı bir şekilde. Şamatalı bir şekilde. Rahatsızlık verecek derecede yüksek sesli bir şekilde.

Make an uproar : Kargaşa çıkarmak. Karışıklık çıkarmak.

Cupro nickel : Nikel bakırı.

İngilizce Uproot Türkçe anlamı, Uproot eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Uproot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demounted : Dağıtmak. Demonte. Parçalara ayırmak. Demonte olarak.

Outrooted : Ortadan kaldırmak. Tahrip etmek.

Banishing : Kovmak. Sürgün etmek. Sürgüne göndermek. Defetmek. Düşünmemek. Kafasından atmak. Sürmek (bir yerden atmak). Sürmek. Sürgüne yollamak. Aklından çıkarmak.

Cut up : Yıkmak. Üçkağıtçı. İncitmek. Mahvetmek. Dalavereci. Kazıkçı. Biçmek. Muzip. Hilebaz.

Annihilates : Feshetmek. Ortadan kaldırmak. Bozmak. Yenmek. Mahvetmek. Elemek. İmha etmek. İptal etmek. Yoketmek.

Eradicated : Kökünü kurutmak. Ortadan kaldırılmış. Mahvedilmiş. Kökünden söküp atılmış. Defedilmiş. Yokedilmiş. Kökünden halletmek.

Alienates : Yabancılaştırmak. Devir ve ferağ etmek. Soğutmak. Devretmek. Temlik etmek. Aralarını açmak. Yabancılaşmak. Ferağ ve temlik etmek.

Disjoints : Ek yerlerinden ayırmak. Yerinden çıkarmak. Ayrışık. Ayırmak. Parçalarına ayırmak. Parçalamak. Eklem yerinden ayırmak. Birleştiği yerden ayırmak. Dağıtmak.

Banish : Sürgüne yollamak. Kafasından atmak. Sürmek. Defetmek. Düşünmemek. Sürmek (bir yerden atmak). Kovmak. Sürgüne göndermek. Sürgün etmek.

Deports : Yurtdışına sürmek. Tehcir etmek. Sürgün etmek. Sınırdışı etmek. Sürmek. Sınır dışı etmek. Dışlamak. Sürmek (sınırdışı vb). Sinir dışı etmek.

Uproot synonyms : extirpate, alienate, demount, drive apart, bollix, disassembling, pull out, draw away, floor, displant, extirpates, detaches, detaching, disassemble, clear off, outrooting, estrange, deporting, root up, destruct, cast out, disroot, banishes, distracts, stamping out, disjoint, extirpated, pluck up by the root, disjointing, detach, disassembles, eloign, deport.

 

Uproot ingilizce tanımı, definition of Uproot

Uproot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To eradicate. To root up. To remove utterly. To extirpate. To tear up by the roots, or as if by the roots.