Uproar türkçesi Uproar nedir
Uproar ingilizcede ne demek, Uproar nerede nasıl kullanılır?
Make an uproar : Karışıklık çıkarmak. Kargaşa çıkarmak.
Uproarious : Şamatacı. Kahkahaya boğan. Şamatalı. Curcunalı. Gürültülü.
Uproariously : Rahatsızlık verecek derecede yüksek sesli bir şekilde. Şamatalı bir şekilde. Curcunalı bir şekilde. Gürültülü bir şekilde. Çılgınca.
Uproariousness : Rahatsızlık verecek derecede yüksek sesli olma durumu. Gürültülülük. Şamatalılık. Curcunalılık.
Uproars : Hengame. Kıyamet. Kargaşa. Arbede. Patırtı. Hayhuy. Curcuna. Velvele. Şamata. Gürültü.
Uprooting : Çekme. Çıkarma. Tamamıyla yok etme. Kökünden sökme. Sökme (bir bitkiyi ve köklerinden yerden sökme gibi). Bir şeyi kendi yerli ortamından etmek.
Cupro nickel : Nikel bakırı.
Uproots : Uzaklaştırmak. Oturduğu yerden ayırmak. Oturduğu çevresinden ayırmak. Kökünden sökmek. Yok etmek. Kökünü kazımak. Yerinden sökmek. Köklemek. Sökmek.
Uprooted : Uzaklaştırmak. Yerinden edilmiş. Kökünü kazımak. Kökünden sökmek.
Cupronickel : Nikel ve bakır karışımı olan. Nikel ve bakır içeren.
İngilizce Uproar Türkçe anlamı, Uproar eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Uproar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Doomsdays : Ana baba günü. Hesap günü. Kıyamet günü. Mahşer günü. Ahir zaman. Hüküm günü. Karar günü.
Brawl : Kavga etmek. Gürül gürül akmak. Dövüşmek. Dalaş. Dövüş. Ağız dalaşı. Ağız dalaşı etmek. Sesli tartışmak. Dalaşmak.
Disorders : Keşmekeş. Karışıklık. Düzensizlik.
Hell : Ölüler diyarı. Aşırı. Şaka. Kumarhane. Felaket. Gırgır. Tamu. Berbat. Casino. Kahrolsun!.
Rout : Hezimet. Araştırmak. Kurcalamak. Bozgun. Aramak. Eşelemek. Darmadağın etmek. Bozguna uğratmak. Tarumar etmek. Hezimete uğratmak.
Clamour : Feryat. Haykırmak. Gürültü etmek. Çığlık. Feryat etmek. Yaygara. Yaygara koparmak. Bağırıp çağırmak.
Carousals : Eğlenti. Cümbüş. İçki alemi. Alem.
Disorder : Düzensizlik. Bozmak. Nizamsızlık. Keşmekeş. Karıştırmak. Düzenini bozmak. Karışıklık. Hastalık.
Sturm und drang : (almanca'dan) edebiyatı kişinin şahsi tutkularının fırtınası olarak gören ve düşüncede ve sosyal yaşamda şekilciliğe karşı olan 18'inci yüzyıl sonlarında almanya'da milli edebiyat akımı.
Ballyhoo : Kötü propaganda. Gürültülü reklam yapmak. Reklam. Gürültülü propaganda. Propaganda yapmak.
Uproar synonyms : hoo hah, carrying on, kerfuffle, clamor, clamorousness, clamoring, hells, furore, tailspin, commotion, callaloo, carousal, anarchy, racketing, katzenjammer, garboil, dustup, racketed, affraying, apocalypse, ruckus, addlement, resurrections, jungle, fray, hurly, melee, chaos, tumultuousness, ructions, clamoured, clamours, ruckuses.
Uproar ingilizce tanımı, definition of Uproar
Uproar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bustle and clamor. Noisy confusion. Great tumult. Violent disturbance and noise. To throw into uproar or confusion. To make an uproar.

Bu kısımda Uproar kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Uproar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Uproar anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Uproar ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.