Exampless türkçesi Exampless nedir

Exampless ingilizcede ne demek, Exampless nerede nasıl kullanılır?

Examples and practices : Örnekler ve tanıtımlar.

Poolability examples : Havuzlanabilirlik örnekleri.

Examples : Örnekler. İbret. Ders. Misal. Örnek.

Example of contract price : Götürü gider eşleri. Vergi yöntemi yasasına göre tarım kazancının saptanılmasında uygulanan bir ölçü sağlanacağı düşünülen üretim ortalaması tümdeğerinin satış ortalama değerine oranlaması yoluyla elde olunan götürü gider eşlemesi.

Example sentence : Örnek cümle.

Be an example : Örnek olmak. Örnek teşkil etmek.

Follow the example : Davayı takip etmek. Daha önce yapıldığı gibi yapmak. Örneği takip etmek.

Followed his example : Onun örneğini takip etmiş. Örneği tarafından rehberlik edilmiş.

Take an example by : Özenmek. Taklit etmek. Örnek almak.

For example : Farzı mahal. Farzımahal. Bir örnek verecek olursak. Örneğin. Örnek vermek gerekirse. Sözgelimi. Sözgelişi. Mesela. Örnek olarak.

İngilizce Exampless Türkçe anlamı, Exampless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exampless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Templet : Kalıp. Takoz. Model. Örnek. Şablon. Gabari. Mastar. Şeffaf levha.

Template : Kalıp. Gabari. Örnek. Şeffaf levha. Bilgisayar, biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Biçimlik. Mastar. Takoz. Şablon. Ana kalıp.

 

Prefiguration : Önceden canlandırma. Önceden kafasında canlandırma. Delalet etme. Önceden fikir edinme.

Specimen : Göstermelik. Acayip kimse. Örnek. Numune. Tip. Örneklik. İlginç tip. Kayadan örnek olarak koparılmış bir parça. Acayip. Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Representative : Tipik. Delege. Mümessil. Sembolik. Vekil. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Karakteristik. Temsil eden. Temsili. Kişileştiren.

Microcosm : Küçük evren. Küçük bir evren olarak düşünülen insan. Mikrokozma. İnsan. Küçük dünyayı temsil eden insanlar.

Pilot : Rehber. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yol göstermek. Kontrol. Deneme. Kılavuzluk yapmak. Pilot. Kılavuzluk etmek. Deneme yayını. Yeni kurulan bir televizyon vericisinin yayın niteliğini araştırmak ve düzeltmek için girişilen yayın. yeni yayına başlayan bir televizyon yayacının izlencelerini geliştirmek amacıyla girişilen yayın. yeni hazırlanmış bir izlence dizisisinin izleyicilerdeki tepkisini ölçmek ve bu dizinin ilerisi için sonuçlar çıkarmak amacıyla yapılan yayın.

Precedent : Emsal. Örnek. Yapılageliş. Örnek oluşturan durum. Numune. Örnek olay. Geçmiş örnek. Benzeri olan. Gelenek. Eşine rastlanmış.

Case in point : Konuşma konusu olan mesele. Söz konusu edilen şeyin bir örneği. Tipik bir örnek. Tipik bir örnek sorun.

Examples : Ders. İbret. Örnek. Misal.

Exampless synonyms : internal representation, mental representation, prototype, loadstar, quintessence, guide, representation, information, instances, exception, illustrations, sample, instance, exx, lodestar, archetype, with illustrations, type specimen, image, paradigm, original, excuse, samples, exempla, illustration, epitome, apology, model, holotype.

 

Exampless ingilizce tanımı, definition of Exampless

Exampless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exampleless. [Wrongly formed.].