Excavators türkçesi Excavators nedir

  • Hafriyat işçisi.
  • Kazıcı.
  • Kazı makinesi.
  • Kazı yapan kimse.
  • Ekskavatör.
  • Kazma makinası.
  • Kazaratar.
  • Kazma makinesi.

Excavators ingilizcede ne demek, Excavators nerede nasıl kullanılır?

Excavator for downward scraping : Alttan kazaratar.

Excavator for upward scraping : Üstten kazaratar.

Bucket excavator : Kovalı tarak. Kepçeli ekskavatör. Dizi kovalı kazıcı.

Bucket ladder excavator : Kepçeli tarak ekskavatörü.

Bucket wheel excavator : Küreme tekerli ekskavatör. Küreme tekerli kazaratar.

Excavating : Hafriyat yapma. Kazma. Oymak. Kazıp çıkarma. Kazmak. Kazı yapmak. Kazı yapma. Kazıp açma.

Dragline excavator : Vargel ekskavatörü. Vargel kazıcısı.

Excavatio : Çukur. Ekskavasyo. Ekskavasyon.

Walking excavator : Yürür ekskavatör. Yürür kazaratar.

Excavatio pubovesicalis : Erkek ve dişi hayvanlarda sidik torbasıyla os pubis arasındaki çıkmaz. Ekskavasyo pubovesikalis.

İngilizce Excavators Türkçe anlamı, Excavators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excavators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burrower : Küçük tünel kazan kemirgenlerin belirli türleri. Tünelci.

Navvy : Mekanik ekskavatör. Toprak işçisi. Demiryolu işçisi. Toprak düzleştirme işçisi. İnşaat isçisi. Amele. Yol işçisi. Ağır işçi. Kanal işçisi.

 

Dredge : Yiyeceğin üzerine serpmek. Algarna. Taramak. Direç. Serpiştirmek. Taraklamak. Tarakla temizlemek. Dibini taramak (deniz veya ırmak vb'nin). Tarak makinesi kullanmak. (ırmak vb) tarakla temizlemek.

Navvies : İnşaat isçisi. Kanal işçisi. Ağır işçi. Toprak işçisi. Demiryolu işçisi. Yol işçisi. Toprak düzleştirme işçisi. Amele.

Grubber : Çapa. Çapa makinesi. Uğraşan kimse. Pulluk. Eşeleyen kimse. Bel. Kök sökücü. Tırmık. Saban.

Navy : Koyu mavi. Denizci mavisi. Deniz kuvvetleri. Mekanik ekskavatör. Donanma. Deniz filosu. Bahriye.

Diggers : (askeri argo) avustralyalı piyadeler (ı dünya savaşı sırasında). Kepçe. Greyder. Avustralya askeri. Kök yiyerek yaşayan kaliforniya kızılderilileri kabilesi. Kazıcılar. Asker. Toprak kazan.

Workman : Irgat. Emekçi. Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Amele. Görevli işçi. Eleman. Bedensel gücü ile çalışarak yaşantısını sürdüren ve gelir sağlayan kişi. Ücretli. Usta. Bağımlı çalışan.

Power shovel : Kepçeli tarak. Şovel.

Excavators synonyms : working person, excavator, workingman, shovel, steam shovel, digger, burrowers, machine, scarifier, earth moving machine, backhoe, working man.