Excerpts türkçesi Excerpts nedir
- Pasajlar.
- Seçme parça.
- Alıntı.
- Özel baskı.
Excerpts ingilizcede ne demek, Excerpts nerede nasıl kullanılır?
Excerpt : Seçme parça. Pasaj. Almak. Aktarma. İktibas. Alıntı yapmak. Bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü bir başka yapıta değiştirmeden alma. Seçmek. Seçilmiş parça (bir kitaptan veya yazıdan). Alıntı.
Excerpted : Seçilmiş. Alınmış. Büyük bir eserden alınmış. Seçme parça almak. Kopyası alınmış. Alıntı yapmak. Çıkartılmış.
Excerpting : Bir kitap veya yazıdan seçme. Seçme parça almak. Alma. İktibas etme. Seçme. Alıntı yapmak.
Excerption : Seçip alma işlemi. Daha büyük bir edebi çalışmadan seçilen pasaj. Seçim. Alma. Seçme. Bir kitap veya yazıdan seçme. İktibas etme. Alıntı. Eserden alıntı yapma. Aktarma.
Excercise price : Seçme yetkisi sözleşmelerine konu olan mal ya da değerin, seçme yetkisinin kullanıldığı anda (vade sonunda) alınıp satılacağı fiyat. Kullanım fiyatı.
Exceed the speed limit : Sürat yapmak. Kanunen belirlenen limitlerden daha hızlı sürmek. Hız sınırını aşmak. Hız limitini aşmak.
Exceeded his authority : Yetkilerini aşan. Resmi hak ve yetkilerini aşan.
Exceed : Fazla olmak. Haddini aşmak. Sınırı aşmak. Aşırıya kaçmak. İleri gitmek. Tecavüz etmek. Geçmek. Aşmak.
Exceeders : Haddini aşan. Başkalarını geçen. Çok ileri giden. İfrata kaçan. Geçen. Aşan. Üstün olan.
Exceeded : İleri gitmek. Sınırı aşmak. Aşıldı. Aşmak. Geçmek. Aşırıya kaçmak. Haddini aşmak.
İngilizce Excerpts Türkçe anlamı, Excerpts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Excerpts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Quotations : Söz alıntıları. İktibas. Cari fiyat. Maliyet belirleme. Aktarma. Alıntılar. Piyasa fiyatı. Fiyatlandırma. Tekrarlama.
Cited : Alıntı olarak alınmış. Alıntı yapılmış. Referans gösterilen.
Quote : Sunulan fiyat. Zikretmek. İktibas etmek. Alıntılamak. Tekrar etmek. Fiyatlandırmak. Adlandırmak. Alıntı vermek. Aktarmak.
Pick out : Anlamak. Çıkarmak. Dinleyip notalamaya çalışmak. Ağır nota çıkarmaya çalışmak. Görmek. Teşhis etmek. Ortaya çıkarmak. Ayırmak. Ayırt etmek. Seçmek.
Select : Seçip ayırmak. Mümtaz. Seçilmiş. Seçme. Güzide. Seçmek. Seçkin. Ayırmak. Ayırt etmek. Seçmesini bilen.
Adaptation : Bir hayvan ya da bitkinin, içinde yaşadığı ortamın koşullarına daha iyi uymasıyle ilgili değişmeler. Satnislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun, erişmek istediği ereği düşünerek, canlandıracağı hareketleri tam anlamıyla değerlendirebilmek için duruma kendini uydurması. duruma uyma, oyuncunun karşısındaki oyuncuya ve başka engellere göre saptanır. bunun için de «nasıl?» sorusunu sorar. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir ölçme aracına, ölçüm konusu ya da uygulama bağlamına uygun özellikler kazandırma. Uygunluk. İntibak. Uyarlayıcı. Uyma. Uyum. Kademe kademe farklılaşan çevre şartlarına uyabilmek için canlıların gösterdikleri kapasite; organizmanın çevresine uyumu ile oluşan bir evrim olayı. adaptasyon. çeşitli uzaklıklardaki cisimleri net olarak görebilmek için göz merceğinin gösterdiği değişiklik. akomodasyon. reseptörlerin farklı uyartılara karşı gösterdikleri uyum.
Extracted : Çıkarmak. Özünü çıkarmak. Seçerek almak. İhraç etmek. Sağlamak. İtiraf ettirilmiş. Tatmak. Çıkartılmış. Çekilmiş.
Take : Hasat. Çevirmek. (fotoğraf) çekmek. Etkili olmak. Yakalamak. Reaksiyon. Alınan taş. Ele almak. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Almak.
Excerpt : Aktarma. Alıntı yapmak. Almak. Seçilmiş parça (bir kitaptan veya yazıdan). Bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü bir başka yapıta değiştirmeden alma. İktibas. Pasaj.
Choose : Ayırmak. İyi bulmak. Ayırt etmek. Uygun görmek. İçinden seçmek. Karar vermek. Yeğlemek. Beğenmek. İstemek.
Excerpts synonyms : specials, object, take out, special edition, special, adaptations, borrowing, citation, reserved print, quotation, excerption, citations, demur, quoted passage, extra, extract, takes.
Excerpts zıt anlamlı kelimeler, Excerpts kelime anlamı
Include : İçermek. İçine almak. Kapsamına almak. Kaplamak. Kapsamak. Dahil etmek. Yer vermek. Katmak.

Bu kısımda Excerpts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Excerpts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Excerpts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Excerpts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.