Extracted türkçesi Extracted nedir
- Çıkarmak.
- Söyletilmiş.
- İtiraf ettirilmiş.
- Tatmak.
- Özünü çıkarmak.
- İhraç etmek.
- Almak.
- Alıntı.
- Sağlamak.
- Çekilmiş.
- Seçerek almak.
- Çıkartılmış.
- Çekmek.
Extracted ile ilgili cümleler
English: Your tooth must be extracted.
Turkish: Dişinizin çekilmesi gerekli.
Extracted ingilizcede ne demek, Extracted nerede nasıl kullanılır?
Extracted article : Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrıbasım.
Extract a root : Kökü alınan. Kökü bulunan (matematik).
Extract fan : Üfleç. Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt.
Extract instruction : Özütleme komutu. Özetleme komutu. Özet çıkarma komutu. Özel çıkarma komutu.
Extract of account : Dekont. Ekstre. Ticari ilişkide bulunan kişi ya da kuruluşların belirli dönemlerde hazırladıkları karşılıklı borç ve alacaklarını gösteren belge. bankanın hesap veya kredi kartı sahibine gün, hafta, ay, yıl gibi belirli dönemler itibariyle kendiliğinden ya da hesap sahibinin istemi üzerine verdiği hesap hareketlerini gösteren belge. Hesap özeti.
Extract of beef : Et suyu.
Extract of cadastral entry : Bayındırım belgesi. Bir kentin düzentasarındaki ve yapıdüzen yönetmeliğindeki ilkelere göre, bir kimsenin, iyesi olduğu yerbölüm üzerinde yapacağı yapının niteliklerine ilişkin tasarı düzenlemesine yardımcı olmak üzere, isteği üzerine, kendisine kent yönetimince verilen ve yapılacak yapının toprak üzerindeki konumu ile, komşu yerbölümlere uzaklıklarını gösteren belge.
Bank extract : Banka hesap ekstresi.
Nitrogen free extract analysis : Toplam yüzde kuru maddeden yüzde ham protein, yüzde ham yağ, yüzde ham selüloz, yüzde ham kül toplamının çıkarılmasıyla elde edilen miktar. Azotsuz öz madde tayini.
Ether extract : Bitki ve hayvan dokularında bulunan, suda çözünmeyen, eter, kloroform ve benzen gibi organik eriticilerde çözünebilen, mum, klorofil, yağ asidi ve yağda eriyen vitaminler gibi karmaşık kimyasal yapıda bulunan, yağımsı görünüşleriyle belirgin, havadan kolayca oksijen aldıklarından acılaşan ve bu nedenle birlikte oldukları diğer değerli besin maddelerinin tahrip olmasını hızlandırabilen yağ ve yağ benzeri organik bileşikler, eter özütü, hy. Eter özütü. Ham yağ.
İngilizce Extracted Türkçe anlamı, Extracted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Extracted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Draw out : Konuşturmak. Uzatmak. Yerleştirmek. İstasyondan çıkmak. Taslağını çizmek. Açmak. Yaymak. Hesabından para çekmek.
Check out : Öbür dünyayı boylamak. Çıkış yapmak. Hesabını ödeyip ayrılmak (otelden vb). Hesabı ödeyerek konakçıdan ayrılmak. Ayrılmak. Soruşturmak. Biryerden ayrılmak. Hesaplamak. Fertiği çekmek.
Expunged : Silmek. Silinmiş. Bozulmuş.
Quotation : Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi. belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı. Tekrarlama. Piyasa. Geçer değer. Piyasa fiyatı. İktibas. Fiyat (teklif olarak verilen). Rayiç. Bir malın ya da borç belgitinin belirli bir günde genel satak ve borsadaki değeri.
Administers : Tayin etmek. Vermek. Yönetmek. Uygulamak. Tatbik etmek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). İdare etmek. Ettirmek.
Adhibit : Yapıştırmak. Koymak. Ek. İdare etmek.
Admits : Kabul etmek. Meydan vermek. İçeri almak. İtiraf etmek.
Cater for : Tedarik etmek. Gereklerini hazırlamak. Hazırlamak. İhtiyaçlarını karşılamak. Gözönünde bulundurmak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstlenmek. Dikkate almak. Göz önünde bulundurmak. Gereksinimlerini karşılamak.
Bring out : Yapmak. Belli etmek. Ortaya çıkarmak. Cesaret vermek. Yayınlamak. Öndürmek. Yayımlamak. -i açmak. Piyasaya yeni mal sürmek. Yapmak (yeni bir şeyi).
Distil : Taktir etmek. Biçimlenmek. İmbikten geçmek. Damıtmak. Süzülmek. İmbikten çekmek. İmbikten çekilmek. Saflaştırmak. Özünü almak.
Extracted synonyms : accepts, pull, brought out, extrudes, issuing, squeeze out, tastes, derived, quotations, quote, know, experiencing, cater, make, carry, bares, dismisses, allures, abstract, wring out, experience, bared, excerpted, abided, drawn, blanked, assumes, accommodate somebody with, discard, takes, acceptant, borrowing, extruding.
Extracted zıt anlamlı kelimeler, Extracted kelime anlamı
Forward : Akıncı. Cüretkar. Yönlendirmek. Yeni adrese göndermek. İleriye. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Öndeki. Küstah. İleriye yönelik. Şımarık.

Bu kısımda Extracted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Extracted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Extracted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Extracted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.