Exchange control system türkçesi Exchange control system nedir

  • Kambiyo denetim sistemi.
  • Sabit kur sisteminde kambiyo rejimi gereği, dışalımcıların ve dışsatımcıların döviz alım satım işlemlerinin genellikle merkez bankasınca, bazen de yetki verilen ticari bankalarca yapılması. krş. kambiyo denetimi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Exchange control system ingilizcede ne demek, Exchange control system nerede nasıl kullanılır?

Exchange : Teati etmek. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Almak. Bozmak. Değiş tokuş etmek. Değiş-tokuş. Trampa etmek. Takas etmek. Çevirmek. Değişim.

Control : Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Güdüm. Düzenlemek. Hakim olmak. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Denet. Kumada etmek. İdare etmek. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar.

 

System : Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Şebeke. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Yapı. Evren. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Sistem. Katman. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir.

Foreign exchange control system : Kambiyo denetim sistemi. Sabit kur sisteminde kambiyo rejimi gereği, dışalımcıların ve dışsatımcıların döviz alım satım işlemlerinin genellikle merkez bankasınca, bazen de yetki verilen ticari bankalarca yapılması. krş. kambiyo denetimi.

Exchange control : Döviz denetimi. Kambiyo denetimi. Döviz kontrolü. Kambiyo kontrolü. Bir ülkenin ulusal parasının istikrarını sağlamak, altın ve döviz rezervlerini korumak ve ödemeler bilançosu dengesizliğini gidermek amacıyla sabit kur sisteminde kota, katlı veya çoklu kur, sınırlandırma, vergi ve döviz tahsisi gibi araçlarla devletin döviz giriş ve çıkışlarını denetim altına alması. Kambiyo murakabesi. Döviz denetlemesi.

 

Closed loop control system : Kapalı çemberli kontrol sistemi. Kapalı çevrim kontrol sistemi.

Airborne warning and control system : Awacs.

Control system : Kontrol jüyesi. Denetim dizgesi. Füze kontrol sistemi. Denetim jüyesi. Denetim sistemi. Kumanda sistemi. Bir şeyi düzenleme veya yönetme sistemi. Telaffuz sistemi. Kontrol sistemi. Kontrol dizgesi.

Input output control system : Giriş-çıkış donanımı üzerinde yapılan işlemlerin yönetimini sağlayan işletim dizgesi bölümü. Giriş-çıkış güdüm dizgesi.

Customer information control system : Cıcs. (bilgisayar) müşteri bilgileri ve işlemleri işleyişini yürüten ana sistem bilgisayarları programı (ilk olarak ımb tarafından geliştirildi). Müşteri bilgileri kontrol sistemi. Abone bilgi denetim sistemi.

İngilizce Exchange control system Türkçe anlamı, Exchange control system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exchange control system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Exchange control system synonyms : a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, ability rent, a shift in supply, a change in supply, foreign exchange control system, a group shares.