Exchange rate türkçesi Exchange rate nedir
- Bir yabancı paranın ulusal para cinsinden değeri.
- Kur.
- Kur farkı.
- Döviz kuru oranı.
- Döviz kuru.
- Kambiyo kuru.
- Takas oranı.
- Bir birim yabancı paranın ulusal para cinsinden fiyatı.
- Değişim oranı.
- Mübadele kuru.
- İktisat alanında kullanılır.
- Kambiyo rayici.
Exchange rate ile ilgili cümleler
English: The dollar's exchange rate has dropped dramatically.
Turkish: Dolar kuru önemli ölçüde düştü.
English: The dollar exchange rate has increased dramatically.
Turkish: Dolar döviz kuru önemli ölçüde arttı.
English: The exchange rate for the yen against the dollar has risen.
Turkish: Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.
English: I'd like to know the exact exchange rate for yen.
Turkish: Yen için tam döviz kurunu bilmek istiyorum.
English: The exchange rate of the dollar versus the euro has declined.
Turkish: Doların Avroya karşı kuru inişe geçti.
Exchange rate ingilizcede ne demek, Exchange rate nerede nasıl kullanılır?
Exchange : Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Değiş-tokuş. Karşılıklı olarak yapmak. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Değişim. Değiştirmek. Tecim ve yapım işleriyle uğraşan kişilerin alım, satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer. Trampa etmek. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para.
Rate : İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Hız. Değerlendirmek. Bölek. Sınıf-sıra. Bk. vergi oranı. Olarak görmek. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Oran. Göreli hız.
Exchange rate adjustments : Döviz kuru ayarlamaları.
Exchange rate bands : Döviz kurunun değişmesine izin verilen alt ve üst sınır. Döviz kuru dalgalanma aralığı.
Exchange rate insurance : Devalüasyon oranları garantisi. Enflasyon oranından daha düşük ilerleyen devalüasyon oranına bağlı olarak ihracatçıların maruz kaldıkları kayıplar üzerindeki devlet garantisi veya sigortası.
Exchange rate overshooting : Döviz kurunun hedefi aşması. Kısa dönemde fiyatların katı olması nedeniyle dışsal bir şoka bağlı olarak, döviz kurunun önemli ölçüde uzun dönem denge değerinin üstüne çıkması. Döviz kuru sıçraması.
Exchange rate mechanism : 1999'da çalışmaya başlayan aet parasal örgütünün bir parçası. Sabit döviz kuru koruma yöntemi. Döviz kuru mekanizması.
İngilizce Exchange rate Türkçe anlamı, Exchange rate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exchange rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Addresses : Kur yapma. Alıcılar. Nutuklar.
Plowing : Kar küreme. Sabanla sürmek. Yarmak. Pullukla kazma. Kazıma. Oyuklama. Çizmek. Pullukla sürme. Çiftçilik.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Difference of exchange : Kurlardaki değişme nedeniyle ulusal para cinsinden yapılacak ödemelerde ortaya çıkan farklar. dövizin değişik kurlardan ulusal paraya çevrilmesi sonucu ortaya çıkan fark.
Par : İtibari değer. Ortalama. Yeterli. Vasat. Normal. Nominal değer. Eşitlik. Başabaş olma. İtibari kıymet.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Mounting : Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi. Monte etme. Birleştirme. Kurgu. Kapatma. Takma. Boya uygulanan preparatların kanada balzamı veya entellan gibi maddelerle kapatılması. Destek. Biniş.
Exchange rate synonyms : a pass through certificate, forex, par of exchange, a shift in individual demand, exchange ratio, ability rent, differences in rates of exchange, ability to pay approach, ratio of exchange, flirtation, courting, abolition of forced labour convention, foreign exchange rate, a change in supply, parity, courtships, rate, abnormal budget, a shift in demand, attention, ability to pay principle, a type mutual funds, pars, a group shares, courtship, course of exchange, flirtations, course, rate of exchange, foreign exchange, ploughing, parler.

Bu kısımda Exchange rate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exchange rate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exchange rate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exchange rate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.