Exec türkçesi Exec nedir

  • Yönetici.
  • Çalıştır.
  • Yetkili pozisyonda bulunan kimse.
  • Süpervizör.
  • Yürüt.
  • Müdür.

Exec ile ilgili cümleler

English: Ali is going to be executed in three days.
Turkish: Ali üç gün içerisinde asılacak.

English: A farewell party was held for the executive who was retiring.
Turkish: Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.

English: Ali is going to be executed at midnight.
Turkish: Ali gece yarısı idam edilecek.

English: Ali is going to be executed.
Turkish: Ali idam edilecek.

English: A stay of execution was ordered at the eleventh hour.
Turkish: On yedinci saatte yürütmenin durdurulması emredildi.

Exec ingilizcede ne demek, Exec nerede nasıl kullanılır?

Exec procedure : Exec yordamı.

Execrable : Çok kötü. Murdar. Alçakça. Berbat. İğrenç. Tiksindirici. Alçak. Kötü.

Execrably : Lanet ederek. Aşağılanan bir tarzda. Nefret ederek. Küçümsenen bir tarzda. Bela okuyarak. İğrenç bir şekilde. Tiksindirici bir şekilde. Nefretle dolu bir şekilde.

Execrate : Lanet etmek. İğrenmek. Bela okumak. Nefret etmek.

Execrated : Nefret etmek. Lanet etmek. Ianet edilmiş. Nefret edilmiş. Bela okumak. Bela okunmuş. İğrenmek.

Execrating : Nefret etme. Lanet etmek. Bela okumak. Bela okuma. İğrenmek. Nefret etmek. Ianet etmek. İlenme.

 

Execrations : Lanet. Tiksinme. Nefret. İğrenme.

Execrates : Nefret etmek. İğrenmek. Bela okumak. Lanet etmek.

Execratory : İanet ettirici.

Execrators : Kınayan veya ayıplayan veya suçlayan kimse. Küfreden kimse. Nefret eden. Beddua eden kimse. Bela okuyan. Lanet eden. Lanet okuyan kimse.

İngilizce Exec Türkçe anlamı, Exec eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exec ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acting manager : Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli.

Custodian : Kapıcı. Saklama kuruluşu. Sorumlu kimse. Veli. Müze sorumlusu. Müşterileri adına taşınır değerleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluş. Bekçi. Emanetçi.

Administrants : İdareci.

Commissioner : Komisyon üyesi. Yargıç. Komisyonca atanan görevli. Vekil. Yetkili kişi. Hükümet temsilcisi. Şef. Delege. Şube müdürü.

Gaffer : Yaşlı insan. Şef. Pinpon. İhtiyar. Patron. Yaşlı adam. Dede. Ustabaşı. Moruk.

Curator : İdareci. Kuratör. Küratör. Galeri müdürü. Sorumlu. Müze müdürü. Sanat galerisi veya müze veya kütüphane müdürü. Müze yöneticisi. Vasi.

Supervisor : Denetçi. Denetleyici. Denetmen. Gözetmen. Gözetimle görevli kimse. Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şef. Sürveyan.

Director : Direktör. Bir oyunu, gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde, doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Yöneltici. Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan, gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci. Koro şefi. Yönetim kurulu üyesi. Orkestra şefi. Bir oyunun dengeli ve disiplinli bir yolda doğru ve güzel bir biçime sokulması için gereken çalışmaları hazırlayan ve yöneten sanatçı. bir oyunun sahneden seyirciye sunulabilmesi için oyun yazarı, oyuncular, dekor sanatçısı, ışıklama uzmanı ve öteki uzmanlar ile işbirliği yaparak bu çalışmaları bağdaştıran, yöneten, oyuncuları belli bir anlayışta birleştiren sanatçı. (sahneye koyucu).

 

Custodians : Muhafız. Müze sorumlusu. Bekçi. Emanetçi. Koruyucu. Vasi. Sorumlu kimse. Veli. Yönetici kimse.

Exec synonyms : executive department, business leader, conductor, administrators, administrator, boss, administrative director, administrant, gaffers, archon, admins, admin, white house, execs, archons, business manager, directors, administratrices, administrative, bosses.