Execrations türkçesi Execrations nedir
Execrations ingilizcede ne demek, Execrations nerede nasıl kullanılır?
Execration : Tiksinme. Nefret. Lanet. İğrenme.
Execrating : İlenme. Nefret etmek. Nefret etme. İğrenmek. Bela okuma. Lanet etmek. Ianet etmek. Bela okumak.
Execrative : Yeren. İftira eden. Alçaltan. Lanetleyen. Kötüleyen.
Execrate : Lanet etmek. İğrenmek. Nefret etmek. Bela okumak.
Execrated : Bela okumak. Lanet etmek. Nefret edilmiş. Ianet edilmiş. Nefret etmek. Bela okunmuş. İğrenmek.
Execrator : Lanet okuyan kimse. Lanet eden. Beddua eden kimse. Küfreden kimse. Bela okuyan. Kınayan veya ayıplayan veya suçlayan kimse. Nefret eden.
Execratory : İanet ettirici.
Execrators : Bela okuyan. Kınayan veya ayıplayan veya suçlayan kimse. Küfreden kimse. Nefret eden. Beddua eden kimse. Lanet okuyan kimse. Lanet eden.
Execrates : Bela okumak. İğrenmek. Lanet etmek. Nefret etmek.
İngilizce Execrations Türkçe anlamı, Execrations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Execrations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disgusts : Bezginlik. Bıktırmak. Bezdirmek. İğrendirmek. Gına. Nefret ettirmek. Tiksinmek. Tiksindirmek. Bıkmak.
Object : Bilgisayar, eğitim, fizik, gramer alanlarında kullanılır. Razı olmamak. Cisim. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık. Tümleç. Karşı çıkmak. Cins adam. Madde. Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: abdullah efendi gecenin sükuneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 52). çiy, garip bir aydınlık onları içinden aydınlatıyor, çok müşahhas ve zalim bir macera sahibi yapıyordu (a. h. tanpınar, göst. e., s. 53). kadının yüzündeki solgunluğu merak etmese idi bunları ona soracaktı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 65). beni başkalarının merhameti, inayeti, yahut keyif ve hevesi idare ediyordu (r. n. güntekin, acımak, s. 49). sermed kendini yeniden dünyaya gelmiş sandı (s. erol, ülker fırtınası, s. 70). eve geldikleri vakit, teyzesi müfid'e bir mektup uzattı (p. safa, şimşek, s. 178). bir cürüm yaptığıma kani değilim. hakarete uğradım ve cevabını verdim siz de benim yerimde olsaydınız aynı şeyi yapardınız (p. safa, biz insanlar, s. 153). minareyi çalan kılıfını hazırlar. dünyayı unutmadık ne demek işte ben o gün orada anladım (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 201). oğlum bana hediye göndermiş; sen bu konuda ne düşünüyorsun? dün akşamki toplantıda gençler ilgi çekici sorular sordular vb. || bir cümlenin nesnesini daha belirgin duruma getirmek, nitelendirmek veya pekiştirmek için nesneye, yine nesne durumunda olan açıklayıcı kelimeler eklenebilir: o kızı, o zengin kızı istiyorsun demek (h. z. uşaklıgil, ferdi ve şürekası, s. 107); ben dedim, gölü görmeye gidiyorum, karakurt gölünü (s. faik, bütün eserleriı: semaver, sarnıç: hanımın karısı, s. 180). iki ayaklıların dünyasını arıyor, kendi yaratacağı dünyayı (k. tahir, yol ayrımı, s. 461) vb. nesne türleri için bk. açıklayıcı nesne, belirli nesne, belirsiz nesne. Hedef.
Denouncement : Kehanet. İhbar etme. Sona erme. Suçlama. Kınama. Fesih. İhbar. İptal. İfşa. Jurnalcılık.
Loathing : Nefret etme. İkrah. İstikrah. Hiç sevmeme. Hiç hoşlanmama.
Animosity : Garaz. Adavet. Karşıtlık. Husumet. Düşmanlık. Hasımlık. Kin. Garez.
Aversion : Hoşlanmama. Yıldızı barışmama. Hiç hoşlanmama. Sevimsiz tip. İstikrah. Nefret edilen şey. Tiksinmek. Hoşnutsuzluk.
Antipathies : Beğenmeme. Hoşlanmama. İstikrah. Münaferet. Antipati. Karşıtduygu. Sevmezlik.
Contempt : Hakaret. Küçümseme. Hor görmek. Hürmetsizlik. Aşağısama. Ayıp. Hor görme. Yüz karası.
Denunciation : Zararlı taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin). Kınanma. Ele verme. İhbar. Kınama. Kaldırılacağını duyurma (anlaşmanın). İtham. Alenen suçlama. Suçlama. Kötü taraflarını açığa vurma (insan veya davranış vb'nin).
Execrations synonyms : execration, antipathy, hates, detestations, damn, imprecation, detestation, damns, loathings, disrelish, abhorring, animus, cusswords, chuffing, bally, abomination, horror, damnation, abhorrence, despites, anathemas, condemnation, bleeding, malediction, despite, damned, bloody, cursed, disgust, allergy, cuss, cusses, distaste.
Execrations zıt anlamlı kelimeler, Execrations kelime anlamı
Love : Sevda. Sevgi. Aşık olmak. Sevmek. Muhabbet beslemek. Sevgi beslemek. Bayılmak. Sevgi duymak. Aşk.

Bu kısımda Execrations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Execrations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Execrations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Execrations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.