Exine türkçesi Exine nedir

  • Spor veya polen tanesinin dış tabakası, eksin.
  • Eksin.
  • Ekzin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Spor ya da polen tanesinin dış tabakası. eksin.

Exine ingilizcede ne demek, Exine nerede nasıl kullanılır?

Bromine hexine : Bromheksin. Hindistan’da yetişen adatoma vesica adlı bitkiden elde edilen vazisilin alkaloidinin sentetik türevi olan ve mukus eritici etkinliğe sahip bir bileşik.

Rexine : İmitasyon deri. (marka) suni deri türü.

Sexiness : Çekicilik. Seksilik. Cinsel çekicilik.

Exinanition : Küçük düşürme. Zayıflatma veya boşaltma eylemi. Tükenme. Küçülme. Aşağılama.

Alexin : Kanda bakterileri öldüren madde.

Asynchronous multiplexing : Eşzamansız çoğul lama. Eşzamansız çoğullama.

Analytical indexing : Sözcüklerin, abecesel sıralanması yerine birincil, ikincil, üçüncül vb. başlıklar altında ilgilerine göre sıralanmalarını öngören dizinleme. Ayrımsal dizinleme.

Alphanumerical indexing : Konuları sözcük başlıkları altında ele alıp, her konunun ayrıntılarını numara sırasıyle veren dizin. Abeceli sayısal dizin. Alfanümerik endeks.

Automatic indexing : Kendiliğinden dizinleme. Dizinde kullanılacak anahtar sözcüklerin, belgelerden makine ile seçilip saptanması işlemi.

Card indexing : Kartotek. Kartoteks. Kart fihristi. Kartların indeksi üzerindeki bilgileri düzene sokma. Kartvizit indeksi.

 

İngilizce Exine Türkçe anlamı, Exine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expel : Azletmek. Çıkarmak. Defetmek. Attırmak. Atmak. Uzaklaştırmak. Sürgün etmek. Okuldan atmak. Kovmak. Dışarı atmak.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Absentee : Vazifede bulunmayan. Bekaya. Devamsız kimse. Gelmeyen kimse. Hazır olmayan kişi. Bulunmayan. Görevine devam etmeyen. Başka bir ülkede ikamet eden mal sahibi. Görevinde bulunmayan kimse. Başka bir ülkede oturan mal sahibi.

Refugee : Sığınmacı. Sığınık. Muhacir. Sığınan kimse. Mübadil. Mülteci.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Throw out : Işık yaymak. Rahatlıkla söyleyivermek. Fırlatıp atmak. Söylemek. Savurmak (tehdit). Çöp atmak. Yaymak. Reddetmek. Çıkma yapmak (inşaat). Kovmak.

 

Anion : Eksi yükün. Eksi yüklü özdecik yükünü. Elektrikle ayrışımda ve pillerde anoda göç eden eksi yüklü yükün. örn. so4-2, cl-. Anyon. Üşerçözüşümde üst-üşeğe taşınan eksi yüklü üşer. Eksi iyon -. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eksi üşer. Negatif yüklü iyon. Anyon (kimya terimi).

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Exine synonyms : remittance man, abductor muscle, aardvarks, extine, aardvark, a site, a protein, deport, expatriate, a cells, kick out, abiotic environment, exosporium, acacia, abiotic factor, expat, a cell, abambulacral area.

Exine zıt anlamlı kelimeler, Exine kelime anlamı

Repatriate : Uyruğunda olduğu ülkeye geri göndermek. Ülkesine geri göndermek. Geri dönmek. Bir mülteciyi ülkesine geri göndermek. Yurduna geri göndermek. Tekrar ülkesinin vatandaşlığına girmek. İade etmek. Ülkesine iade edilen kimse. Vatanına geri gönderilen kimse. Ülkesine iade etmek.

Citizen : Vatandaş. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Yurttaş. Uyruk. Hemşehri. Sakin. Sivil kimse. İkamet eden kimse. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse.