Exoticism türkçesi Exoticism nedir

Exoticism ingilizcede ne demek, Exoticism nerede nasıl kullanılır?

Exotic animal : Başka coğrafi bölgelerden getirilmiş hayvanlar, egzotik hayvan. son dönemlerde ev hayvanı olarak sahiplenilmeye başlanan sürüngen, amfibiyan veya eklem bacaklı olarak sınıflandırılan evcilleşmemiş hayvanlar. Yabancıl hayvan. Egzotik hayvan. Ekzotik hayvan. Çok az bulunan vahşi hayvan.

Exotic parasite : Yabancı asalak. Yerli olmayan asalak. (akciğer kelebeği, türkiye'ye yabancı asalaklardan biridir.).

Exotic shorthair cat : Egzotik kısa tüylü kedi. Amerika’dan köken alan, 2 yüzyılda iran ve amerikan kısa tüylü ırklarının birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, vücudu orta ve büyük boyutlarda ve her zaman orantılı bir görünüm sergileyen, kısa ve ince tüy yapısıyla diğer kısa tüylülere benzese de onlardan daha uzun tüylü, her renkte olabilen, tüyleri üzerinde amerikan kısa tüylü ve iran kedilerindeki gibi mat ve kalın desenler bulunan, oldukça sevimli görünüşlü, sert, dayanıklı, anlayışlı, akılcı ve dikkat çekmeyi seven, kısa tüylü kedi ırkı.

Exotic virus : Belirli bir ülkede görülmeyen veya görülmesi beklenmeyen virüs. Ekzotik virüs.

Exotic : Yabancı. Acayip. Tuhaf. Ekzotik. Yabancı malı. Başka iklime ait. Ecnebi. Bir tiyatro yapıtında yabancı ülkelerle ilgisi bulunan (olay, konu, tip, renk vb.). Yerli olmayan. Doğallaştırılmamış yabancı bitki ya da hayvan.

 

Exotically : Yabancı bir tarz veya stille. Alışılmadık bir tarzda. Ekzotik olarak. Egzotik olarak. Garip bir şekilde.

Exotica : Ecnebi. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Ekzotik. Alışılmamış şey. Harici. Garip şey. Dikkati çeken şey. Yerli olmayan. Dışarıdan gelme. Tuhaf şey.

Exotism : Bir tiyatro yapıtında, seyirciye yabancı gelen özelliklerin tümü. Bir tiyatro yapıtında, kendi ulusuna göre, yabancı ülkelerden alınmış ve orayı yansıtan şey (olay, tip, renk, vb.). Tuhaf. Eksotizm. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Garip. Dikkati çeken. Dışarıdan gelme. Yerli olmayan.

Exotisms : Alışılmamış. Tuhaf. Dışarıdan gelme. Ecnebi. Yerli olmayan. Garip. Ekzotizm. Harici. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Dikkati çeken.

Exotics : Başka iklime ait. Ecnebi. İlginç. Tuhaf. Egzotik. Acayip. Yabancı. Yabancıl. Garip. Egzotik şey.

İngilizce Exoticism Türkçe anlamı, Exoticism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exoticism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exotism : Garip. Yerli olmayan. Tuhaf. Alışılmamış. Harici. Ecnebi. Dikkati çeken. Yabansılık. Ekzotizm.

Outlandishness : Gariplik. Tuhaflık. Olağandışılık.

Unfamiliarity : İyi bilinmemenin bir sonucu olarak tuhaf veya sıradışı olma durumu.

Remoteness : Uzaklık.

Foreignness : Ecnebilik.

Strangeness : Tuhaflık. Garabet. Gariplik. Acayiplik.

 

Foreign : Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Harici. Yabancı. Ülke dışı. Dış. Yurt dışı. Ecnebi. Yabancı madde.

Strange : Garip. Yeni. Acemi. İşe yabancı. Acayip. Tuhaf. Çekingen. Yad. Acayiplik.

Alienage : Yabancı uyruklu olma.

Curiousness : Tuhaflık. Meraklılık. Çok soru sorma. Her şeye burnu sokma. İlgi.

Exoticism synonyms : exoticness, alienages.

Exoticism zıt anlamlı kelimeler, Exoticism kelime anlamı

Nativeness : Yerli olma. Yerli olma durumu. Doğuştan olma niteliği.

Exoticism ingilizce tanımı, definition of Exoticism

Exoticism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being exotic. An exotic. Also, anything foreign, as a word or idiom.