Experimentalism türkçesi Experimentalism nedir

  • Deneyselcilik.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Gerçek bilginin ancak deney yolu ile elde edilebileceğini; bilgilerimizin varsayımsal nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini; değerler ile ahlaklılığın saltık değil, görgül ve toplumsal olduğunu ileri süren öğreti.
  • Deney ve gözleme dayalı öğrenme metodu.

Experimentalism ingilizcede ne demek, Experimentalism nerede nasıl kullanılır?

Experimentalise : Denemek. Araştırmak (ayrıca experimentalize). Bir şeyleri keşfetmeye veya test etmeye teşebbüs etmek. Tecrübe etmek. Deneye tabi tutmak. Deney yapmak.

Experimentalist : Deney ve gözleme dayalı öğrenme metodunu savunan kimse. Deneyselci.

Experimentalists : Deney ve gözleme dayalı öğrenme metodunu savunan kimse. Deneyselci.

Experimentality : Bir bilginin gözlemsel ya da olgusal bir içeriğinin bulunması özelliği. Deneysellik. Görgüllük.

Experimentalize : Tecrübe etmek. Deneye tabi tutmak. Bir şeyleri keşfetmeye veya test etmeye teşebbüs etmek. Deney yapmak. Denemek. Araştırmak (ayrıca experimentalise).

Experimental embryology : Deney hayvanları üzerinde yapılan memelilerin gelişim evrelerini ortaya koyan embriyolojik çalışmalar. Deneysel embriyoloji.

Experimental animal : Deney hayvanı. Denek hayvanı. Denek.

 

Experimental group : Deney kümesi. Deneme kümesi. Deneysel grup. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak gözlem konusu yapılan küme. bk. denetim kümesi. Deney grubu. Belli bir denemeyle ilgili olarak birtakım etmen ve koşullar karşısında ne gibi etkiler altında kalacağı öğrenilmek istenilen, bağımsız değişkenin etkisine açık tutulan iki ya da çok sayıda öğrenci, öğretmen, yönetici kümesinden biri.

Experimental error : Deney hatası. Ölçmede elde edilen değerlerin kesin değerden sapma niceliği. Deneysel yanılgı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Deneysel hata. Denel yanılgı.

Experimental class : Deneme sınıfı. Birtakım eğitim ve öğretim sorunlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi amaciyle kimi etmen ve etkilere açık tutulan; gerek öğretim programı, ders araç ve gereçleri, zaman çizelgesi ve gerekse öğretmenlerce uygulanan öğretim yöntemleri bakımından öteki sınıflardan değişik olan sınıf.

İngilizce Experimentalism Türkçe anlamı, Experimentalism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Experimentalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.

 

Sensationalism : Sansasyon hevesi. Duyumları bilginin tek kaynağı sayan öğreti. insanın toplumsal çevresinin bilimsel olarak açıklanamıyacağını, bu çevreye ilişkin bilgilerin insan duyumuyla sınırlı olduğunu savunan toplumbilim görüşü. Duyumculuk. Sansasyonalizm. Duyuculuk. Heyecan ve coşku merakı.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

Academic year : Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı.

Accustoming : Ünsiyet. Ülfet. Yetiştirim. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak.

Empiricism : Şarlatanlık. Deneyimcilik. İhtibar. Görgülcülük. Tecrübecilik. Bilginin tek kaynağının duyusal deney olduğunu, bütün bilgilerin duyusal deney yoluyla elde edildiğini savunan görüş. Emprisizm. Kuramsal nedenini aramadan, deneyerek kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya çalışma yolu. Bilginin gözlem, deneme ya da duyular ile elde edilebileceğini ileri süren, bu nedenle bilginin kazanılmasında usa vurmaya ya da düşünceye ağırlık veren usçuluğun karşıtı olarak gelişen geleneksel öğreti. organizma ile durum ya da çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi simgelerle iletişimi yapılan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı. Deneycilik.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Experimentalism synonyms : empiricist philosophy, orientation, academy of economic and commercial sciences, academy, achievement age, abulia, academic intelligence, achromatopsia, a priori knowledge, academic preparation.