Expropriated türkçesi Expropriated nedir

  • El konulan.
  • Elinden alınan (bir mal ahkkında).
  • Azarlanmış.
  • Yüzüne vurulmuş.
  • Haczedilen.

Expropriated ile ilgili cümleler

English: This land was expropriated from its original owner decades ago.
Turkish: Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.

Expropriated ingilizcede ne demek, Expropriated nerede nasıl kullanılır?

Expropriate : Malına el koymak. Kamulaştırmak. Malını elinden almak. İstimlak etmek.

Expropriates : Malına el koymak. İstimlak etmek. Malını elinden almak. Kamulaştırmak.

Expropriating : İstimlak etmek. Kamulaştırma. Kamulaştırmak. Malına el koymak.

Expropriation : Kamuya maletme. Kamu yararına yapılacak bir iş karşılığı olmak üzere kişiye ilişkin durağan bir malın parası ödenerek devletçe satın alınması. İstimlak. Gasp. Tasarruf hakkından yoksun etme. Kamu yararının gerektirdiği durumlarda gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetindeki her türlü varlığın piyasa değeri ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmesi. krş. özelleştirme, millileştirme. Kamulaştırma. Tasarruf hakkından mahrum etme. Yasalarda belirtilen koşullarla bir yapıtı kamu tarafından kullanılabilecek duruma getirme. El koyma.

Expropriation by zones : Bir bireyin iyesi olduğu taşınmazın, tümü yerine, yalnız kamulaştırmayı yapan kamu kuruluşunun gereksinme duyduğu bölümünün kamu iyeliğine alınması bk. artıkalım. Tikel kamulaştırma.

 

Expropriation on authority of cabinet : Bakanlar kurulunun kamulaştırma yetkisi. Yasalarda belirtilen koşullarla bakanlar kuruluna tanınan kamulaştırma yetkisi.

Expropriator : Haczeden kimse. El koyan kimse. Azarlayan. İstimlak eden kimse. Yüze vuran.

Expropriations : Kamulaştırma. Tasarruf hakkından yoksun etme. El koyma. Gasp. Tasarruf hakkından mahrum etme. İstimlak.

Expropriation in the public interest : Kamu yararına uygun olarak kullanılmayan ya da kullanılmaması gerekli görülen bulgunun, kamu kurumlarınca kullanılması için yapılan işlem. Kamulaştırma.

Expropriation value : Bir kamulaştırma işleminde, taşınmazın yargı ve yönetim orunlarınca saptanan değeri. Kamulaştırma değeri.

İngilizce Expropriated Türkçe anlamı, Expropriated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expropriated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seised : Güç kullanarak alınmış (ayrıca seized). Hacizli. Zorla kapatılmış. Haczedilmiş. El konulmuş. Kuşatılmış.

Divest : Kurtulmak. Çıkarmak. Görevden almak. Mahrum etmek. Soymak. Elden çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Yoksun bırakmak.

Chided : Azarlanan.

Strip : Kuşak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soymak. Çıkarmak. Tahliye etmek. Örtüsünü kaldırmak. Dizi ışıklar. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Giysilerini çıkarmak. Sıyırmak.

 

Admonished : Uyarmak. Azarlamak. Tembih etmek. İhtar etmek. Fırça yemiş.

Reprimanded : Kınamak. Paylamak. Azar işitmiş. Fırça yemiş. Azarlamak.

Chastened : Cezalandırılmış. Sitem edilen. Azarlanan. İhtar edilmiş. Paylanan. Kulağı çekilmiş.

Confiscated : Kanunen al konulan. Tahsis edilmiş. Elinden alınmış olan (mülkiyet, para, vs.). Haczedilmiş. Müsadere edilmiş.

Seized : El konulmuş. Haczedilmiş. Zorla alınmış. Hacizli. Ele geçirilmiş.

Lambasted : Dövülmüş. Pataklamak. Fırça atmak. Azarlamak. Dövmek.

Expropriated synonyms : deprive, scolded, slanged, rebuked.