Extras türkçesi Extras nedir

  • Bir filmdeki bütün figüranlar; bu figüranların hep bir arada bulunması durumu.
  • Ekstralar.
  • İlave giderler.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Ekstra masraflar.
  • Figüran topluluğu.

Extras ile ilgili cümleler

English: Cryptesthesia is another term for extrasensory perception.
Turkish: Kriptestezi duyular dışı algılama için başka bir terimdir.

Extras ingilizcede ne demek, Extras nerede nasıl kullanılır?

Crowd of extras : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmdeki bütün figüranlar; bu figüranların hep bir arada bulunması durumu. Figüran topluluğu.

Extrasensory : Olağanüstü algılama olan. Bilinen duygulara dayanmayan. Duyu ötesi. Olağandışı hislerle ilgili olan.

Extrasensory perception : Duyu ötesi algı. Altıncı his.

Extrasystole : Erken vuru. Sıra dışı kasılma. Ekstrasistol. Atriyoventriküler düğüm, kulakçık veya karıncık gibi kalbin herhangi bir noktasından çıkan uyarılarla, sistolden sonra ikinci bir sisitolün oluşması, ekstrasistol. Düzensiz kalp atışı. Zamanından önce olan kalp atışı (tıp veya medikal terimi).

Dextrase : Dekstraz.

Extra charge : Ekstra masraf. Ekstra şarj. Ek ücret. İlave şarj.

Extra expenses : Ekstra harcamalar. Ek masraflar. Ekstra masraflar. İlave harcamalar.

Extra bold : Çok koyu. Çok kalın.

 

Extra expenses and damages : İşletmenin temel kuruluş amacı dışında kalan geçici işlemlerinden doğan gider ve yitirceler. Çalışma dışı gider ve yitirceler.

Extra costs : Ekstra maliyetler. İlave masraflar. İlave maliyetler.

İngilizce Extras Türkçe anlamı, Extras eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extra expenses : Ek masraflar. İlave harcamalar. Ekstra harcamalar.

Redundant : Fazla. İşten çıkarılmış. İşinden çıkarılan. Ağdalı. Lüzumsuz. İhtiyaç fazlası. İhtiyaç dışı. Gereksiz. Aşırı. Bol.

Supererogatory : Fuzuli. İşin gereğinden fazlaca yapılan. İşgüzarca yapılan. Nafile. Gereksiz.

Pull out : Uzamak. Yargıcıların, kurallara uymayan yarışçı ya da takımı sıralamaya sokmama yargısı. Ayrılmak. Yola çıkmak. Yerinden sökmek. Tüymek. Çıkarmak. Silah çekmek. Yarışdışı bırakma. Park yerinden çıkmak.

Supernumerary : Figüran. Zait. Arta kalan. İhtiyaç fazlası işçi. Fazlalık. Ekstra. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Fazla. Kadro fazlası.

Draw out : Çekmek. Konuşturmak. Yaymak. Hesabından para çekmek. Çıkarmak. İstasyondan çıkmak. Görevlendirmek. Taslağını çizmek. Uzatmak. Ana hatlarıyla çıkarmak.

Wring out : (çamaşırın) suyunu sıkmak. Suyunu sıkmak (çamaşır). Kıvırarak suyunu sıkmak. Kıvırıp sıkmak.

Thread : İş parçacığı. Yiv. Arasından geçmek. İnce çizgi. Kaplamak. -e iplik geçirmek. Tel. İplik. İplik geçirmek (iğneye).

Withdraw : Kabuğuna çekilmek. Çekinmek. Ayrılmak. Para çekmek. Çekmek. Geri çekmek. Geri çekilmek. Geri almak. Çekilmek. Almak.

 

Draw : İlgi çekici şey. Çekiş. Karalamak. Kura. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Devam etmek. Keşide. Berabere biten oyun. Çekim. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi.

Extras synonyms : superfluous, remove, take, crowd of extras, take away, pull up, spare, unnecessary, demodulate, excess, surplus, take out, squeeze out, get out, unneeded, pull.

Extras zıt anlamlı kelimeler, Extras kelime anlamı

Necessary : Zorunlu. Vazgeçilmez. Gerek. Kaçınılmaz. Vacip. Lazım. Gereken şey. Lüzumlu. Lazım olan. Gereken.

Subtractive : Eksi işaretli. Eksiltici.