Eyreti nedir, Eyreti ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sapa, kuytu (yer): Hasanlın evi yoldan eyreti kalır.

Eyreti anlamı, tanımı

Eyre : [Bakınız: eyri]. Kağnı ve at arabalarının yan taraflarında bulunan dik kazıkların üzerine çakılan yatay ağaçlar. (Kadıobası, Garibçe Güdül, İlhan Ayaş Ankara)

Eyreti almak : Emanet almak.

Hasanlı : Adıyaman şehri, Çakırhüyük nahiyesine bağlı bir yer. Adıyaman kenti, Yarpuzlu bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Hatay ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İstanbul kenti, Teke bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Taşköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, Turhal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak ilinde, Alaplı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Hasan : Güzel. İyi ve hayırlı iş.

Kuytu : Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer). Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer). Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer).

Hasa : Patiska.

Sapa : Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. Düzgün olmayan, yolundan sapmış.

Kalı : Halı.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

 

Diğer dillerde Eyrendoğum anlamı nedir?

İngilizce'de Eyrendoğum ne demek ? : cosmogony