Sapa nedir, Sapa ne demek

Sapa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış.
  • Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan
  • Düzgün olmayan, yolundan sapmış.

"Sapa" ile ilgili cümleler

  • "Eskiden sapa semtlerde küçücük dükkânlar görünürdü." - S. F. Abasıyanık
  • "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk." - A. H. Tanpınar
  • "Kimileri sert çıkışlarda, karşı koymalarda, sapa ilişkilerde çözüm arıyor." - T. Uyar

Yerel Türkçe anlamı:

Tenha yer

Sapa yer

Issız yol.

Dolambaçlı, engelli yol, dik yokuş.

Yola uzak yer.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Çorum şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Sapa anlamı, kısaca tanımı:

Sapak : Sapaklığı olan. Bir ana yoldan ayrılan yolun başlangıç noktası. Akarsuyun kollara ayrıldığı yer.

Sapaklık : Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu, anomali. Belli bir ölçüye, belli kurala uymama durumu.

Sapan : Makarayı bir yere bağlamak için tablaların çevresine geçirilen halat veya demir kuşaklar. Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç. İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı. Kaldırılacak bir şeyin üzerine geçirmek için halattan yapılmış olan çember.

 

Sapanca : Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

Saparna : Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax).

Saparta : Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi. Paylama. Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık.

Saparta yemek : Azarlanmak, terslenmek.

Sapartayı vermek : Azarlamak, terslemek.

Sapasağlam : Çok sağlam, her yanı sağlam. Sağlam bir biçimde.

Ardından sapan taşı yetişmez : Bir kimsenin çok hızlı gittiğini anlatmak için kullanılan bir söz.

İpe sapa gelmemek : Akla yakın olmamak veya birbirini tutmamak.

Kar sapanı : Kayarken kayak uçlarını birbirine yaklaştırma, arka uçlarını ise birbirinden uzaklaştırmayla sağlanan frenleme durumu.

Saçma sapan : Abuk sabuk.

Sap sapa : Erkek erkeğe.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin öğretildiği yer. Polis karakolu. Belirli bir yerin ortası. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Biçim, tarz. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Uzak : İhtimali az olan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Arada çok zaman bulunan. Yakın olmayan yer.

Kıyı : Issız, tenha yer. Kara ile suyun birleştiği yer. Sahil. Kenar, periferi.

 

Düzgü : Norm.

Düzgün : Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. İyi. Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Fondöten.

Sapabilme : Sapabilmek işi.

Sapabilmek : Sapma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Sapaca : Denizli şehri, Honaz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum ilinde, Uzundere ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, Tosya belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Sapadere : Antalya ilinde, Demirtaş nahiyesine bağlı bir yer.

Sapagov testi :

Sapağ : Sap, kulp (meyve vb. için).

Sapah : Küçük yolların anayoldan ayrıldığı yer. Yol ayrımı

Sapak supak : Düşünmeden, özensiz konuşma için.

Sapak üçrenkçillik : Kırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koniden birinin düzgülü çalışmaması sonucu, bu üç renkten birini görmede zayıflık, bk. birinci sapaklık, ikinci sapaklık, üçüncü sapaklık.

Sapakal : Pulluğun çamurunu temizlemeye yarayan araç.

Sapa ile ilgili Cümleler

  • Sapa kaplıcaları severim.
  • Ali sapasağlamdı.
  • Ben de size saçma sapan sorular sormamanızı tavsiye ediyorum.
  • Saçma sapan işler yaptın.
  • O saçma sapan konuşuyordu.
  • Kısa bir süre sonra, o saçma sapan konuşmaya başladı.
  • Belki kendi yolumdan sapacağım.
  • İpe sapa gelmez.

Diğer dillerde Sapa anlamı nedir?

İngilizce'de Sapa ne demek? : [Sapa] v. undermine, sap, undercut

n. sap, fluid which circulates through a plant

v. sap, remove sap, drain sap; undermine; dig a deep trench leading to an enemy's fort (Military)

Fransızca'da Sapa : détourné/e, écarté/e

Almanca'da Sapa : adj. entlegen

Rusça'da Sapa : adj. захолустный