Factionalise türkçesi Factionalise nedir

  • Partizanlık yapmak.
  • Ötekileştirmek.
  • Hiziplere ayrılmak.
  • Ayrımcılık yapmak.
  • Hizipçilik yapmak.
  • Bir grubun hiziplere ayrılmasına neden olmak (ayrıca factionalize).

Factionalise ingilizcede ne demek, Factionalise nerede nasıl kullanılır?

Factionalism : Ayrımcılık. Partizanlık. Gruplaşma. Hizipçilik.

Factionalize : Hiziplere ayrılmak. Ayrımcılık yapmak. Bir grubun hiziplere ayrılmasına neden olmak (ayrıca factionalise). Ötekileştirmek. Partizanlık yapmak. Hizipçilik yapmak.

Factional : Küçük partizan gruplardan oluşan. Hizipçi. Küçük grup veya hiziplere ilişkin. Gruplaşma veya hiziplerle karakterize. Fitne. Hizipler arası.

Interfactional : Gruplar arası. İki veya daha fazla hizip veya grup arasında. İki veya daha fazla grubun müdahil olduğu.

İngilizce Factionalise Türkçe anlamı, Factionalise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Factionalise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discriminates : Ayrım yapmak. Farkı görmek. Ayırt etmek. Ayırmak. Ayırdetmek. Ayrıcalık yapmak. Ayrım gözetmek. Farklı muamele etmek. Fark gözetmek.

Mitigate : Cezayı azaltmak. Cezayı hafifletmek. Azaltmak. Yatıştırmak. Hafifletmek.

Extenuate : Mazur göstermek. Hafife almak. Hafifletmek. Ciddiye almamak. Eksiltmek. Azaltmak. Cezayı hafifletmek.

 

Alter : Başka türlü olmak. Değişiklik geçirmek. Hadım etmek. Başkalaşmak. Kısırlaştırmak. Değişim geçirmek. Hadım etmek (hayvan). Değişmek. Değiştirmek.

Support : Üçayak. Özendirmek. Tutmak. Boru dayanığı. Cesaret vermek. Ağırlığını kaldırmak. Kanıtlamak. Güç vermek. Takviye etmek. Tel tutucu.

Justify : Aklamak. Haklı göstermek. Gerekçelemek. Doğrulamak. Doğruluğunu kanıtlamak. Suçsuzluğunu kanıtlamak. Savunmak. Sayfa yanaştırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Düzeltmek.

Apologize : Özür dilemek. Affını rica etmek. Af dilemek.

Excuse : Haklı çıkarmak. Muaf tutmak. Affeylemek. Affetmek. Mazur görmek. İzin vermek. Mazur göstermek. Özür. Kusuruna bakmamak. Hoşgörmek.

Color : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çarpıtmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Renk vermek. Abartmak. Saptırmak. Üçlü benek. Yüzü kızarmak. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir.

 

Marginalising : Önem derecesini düşürmek. Yalnız bırakmak. Ayırmak. Tecrit etmek.

Factionalise synonyms : fend for, marginalises, factionalize, plead, colour, rationalize, marginalize, apologise, discriminate against, marginalise, gloss, secern, discriminate, change, modify, palliate, defend.

Factionalise zıt anlamlı kelimeler, Factionalise kelime anlamı

Denationalize : Özelleştirmek. Devlet kontrolundan çıkarmak. Vatandaşlıktan çıkarmak. Milli vasıflarını yitirmek. Ulusal haklardan mahrum etmek. Devlet idaresinden çıkarmak. Ulusal haklarını elinden almak.

Unite : Birleşmek. Bitişmek. Raptetmek. Kavuşturmak. Birlik olmak. Birleştirmek. Bağlamak. Kaynaşmak. Evlenmek.

Factionalise antonyms : denationalise.