Factions türkçesi Factions nedir
Factions ingilizcede ne demek, Factions nerede nasıl kullanılır?
Opposition factions : Hükümete ait olmayan gruplar. Karşıt olan gruplar.
Benefactions : İyilik. Hayır. Nimet. Yardım. Sadaka. İhsan. Bağış. Hayır işine para bağışlama. Hayır işine bağışlanan para.
Dissatisfactions : Memnuniyetsizlik. Tatminsizlik. Hoşnutsuzluk. Duyumsuzluk. Doyumsuzluk.
Liquefactions : Sıvılaştırma. Sıvılaştırmak. Sıvılaşma. Sıvı haline gelme. Sıvı haline getirme. Akışkanlaştırma.
Malefactions : Cürüm. Suç. Kötülük etme.
Satisfactions : Memnun etme. Kanaat. Memnuniyet. Hoşnutluk. Tarziye. Düello yaparak şerefini koruma. Tazmin. Doygunluk. Tatmin. Memnunluk.
Rarefactions : Rarefaksiyon. Yoğunluğunu azaltma. Yoğunluk düşürme. Basıncını azaltma. Seyrekleşme. Seyreltme. Seyrekleştirme.
Faction : Bölüntü. Bir topluluk içinde anlaşmazlık. Fraksiyon. Nifak. Hizipleşme. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi. Grup. Gruplaşma. Hizip.
Factionalise : Ötekileştirmek. Hizipçilik yapmak. Ayrımcılık yapmak. Partizanlık yapmak. Bir grubun hiziplere ayrılmasına neden olmak (ayrıca factionalize). Hiziplere ayrılmak.
Namesake faction : Kendi liderinin adını taşıyan grup.
İngilizce Factions Türkçe anlamı, Factions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Factions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Destabilization : İstikrarsız bir hale gelme. İstikrarsızlaştırma. İstikrarsız bir hale getirme. İstikrarsızlaşma. Dengeyi bozma. Mevcut hükümetten desteğini çekme. Dengesizleştirme. (amerikan ingilizcesi) istikrarsızlaştırma. Halktan gelen veya siyasi desteği çekerek bir hükümeti zayıflatma süreci (destabilisation olarak da yazılır). İstikrarı bozma.
Engagement : Katılım. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Çarpışma. Sözleşme. Yükümlülük. Çatma. Taahhüt. Sorumluluk. Mülakat. Nişan.
Selection : Seçmeler. Doğal ayıklanma. Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. seleksiyon. Seçilim. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sürüde üstün verim yeteneğine sahip olan fertlerin seçilip damızlık olarak kullanılması ve düşük verimlilere üreme imkanı verilmemesi. Toplum yaşamında bireylerin ya da kümelerin, yetenek ve güçlerine uygun biçimde belirli birtakım görevlere yöneltilmesi. okuma öğretiminde üzerinde durulan konuya ya da soruna uygun okuma parçalarını seçme işi. usa uygun seçim. Seçme şey. Ayıklanma. Seçme parçalar.
Constellations : Takımuydu. Birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup. Burç. Birbiriyle bağlantılı ya da birbirine benzeyen insanların ya da şeylerin oluşturduğu grup. Gökyüzündeki görünüşleri belli bir şeyin şekline benzetilen veya mitsel bir varlığı temsil ettiği dü. Seçkinler topluluğu. Konstelasyon. Takımyıldız.
Configuration : Durum. Atomların uzaydaki dizilişleri, düzenlenmeleri. Konum. Düzenleme. Konbiçim. Yıldız kümesi. Kurgu. Konfigürasyon. Bilgisayar, bilişim, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapı.
Play : Hareket etmek. Tutmak. Piyes. Kımıldanmak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Numarası yapmak. Kımıldamak. Sunmak. Oynaşmak.
Execution : Yapma (manevra veya hareket). Bir izlenceyi oluşturan komutların bilgisayar donanımınca uygulanması, izlencenin işletilmesi. Düzenleme. İcra. Yürütme. Yapma. İnfaz. İdam. Uygulama. İfa.
Ingroups : Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Klik. Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup (sosyoloji). Grup.
Jump start : Hızlı başlatmak. Canlandırmak. Takviyeyle çalıştırma. Hızlı başlatma. Hızlı başlangıç. Başka bir arabanının aküsünden enerji kullanarak araba motorunu çalıştırmak (akü takviye kabloları aracılığı ile). Enerji vermek. Atlama ile çalıştırma.
Politeness : Efendilik. İltifat. Edep. Naziklik. Himmet. İncelik. Terbiye. Kibarlık. Nezaket. Terbiyelilik.
Factions synonyms : human action, literary composition, carrying into action, human activity, literary work, disagreement, schism, jumpstart, accentuation, schisms, ingroup, act, choice, arrival, transgression, discreteness, difference, cabals, stupefaction, course of action, prohibition, story, groupings, transfusion, consultation, novel, hostility, employment, in group, dissimilarities, thing, disagreements, change.
Factions zıt anlamlı kelimeler, Factions kelime anlamı
Stabilization : Stabilizasyon. Dengeleme. Bir aygıtın elektriksel besleme çevrimine konulan bir durultucu ile gerilim çalkantılarını kesme. Kararlılık. Dengede tutma. İstikrarı sağlama. Tespit etme. Saptama. Sabit kılma.
Stabilisation : Paranın satınalma gücünü belirli bir düzeyde saptama. ederlerin belirli bir yerde dondurulması. Durağanlaşma. İstikrar. İstikrarı sağlama. Durulma. Dengede tutma. Stabilizasyon. Değişmezlik durumuna getirme. Dengeli hale getirme.
Inactivity : Tesirsizlik. Hareketsizlik. Durgunluk. Üşengeçlik. Etkisizlik. Tembellik. Avarelik.
Factions antonyms : dormant, inactiveness, inaction.

Bu kısımda Factions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Factions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Factions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Factions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.