Fall apart türkçesi Fall apart nedir
- Dağılmak.
- Parçalara ayrılmak.
- Duygusal bir krizden dolayı acı çekmek.
- Duygusal kendine hakimiyetini kaybetmek.
- Duygularını kontrol edememek.
- Uzak düşmek.
- Kolu kanadı kırılmak.
- Hayatı kararmak.
- Irak düşmek.
- Parçalara bölünmek.
Fall apart ile ilgili cümleler
English: Take a break, or you'll fall apart.
Turkish: Mola ver, yoksa hayatın kararacak.
English: Ali's and Mary's marriage began to fall apart.
Turkish: Ali ve Mary'nin evliliği dağılmaya başladı.
English: Don't fall apart now.
Turkish: Şimdi ruhsal çöküntü yaşama.
Fall apart ingilizcede ne demek, Fall apart nerede nasıl kullanılır?
Fall : Eğimli olmak. Asılmak. Azalmak. İşgal edilmek. Vurmak. Çöküş. Çökmek. Atışmak. Kötü yola düşmek.
Apart : Ayrı bir yere. Ayrılmış. Bir tarafa. Birbirinden ayrı. Düşünce olarak farklı. Parça parça. Başka. Parçalar halinde. Uyuşmayan. Bölüm bölüm.
Fall a prey to : Yem olmak. Kurda kuşa yem olmak.
Fall a sacrifice : Tanrıya sunulan adak olmak. Kurban olmak.
Fall a victim to : Kurban gitmek. -'ın kurbanı olmak (kazanın, olayın, vb.).
Fall about : Gülmekten kırılmak. Kasıklarını tuta tuta gülmek. Gülmekten yerlere yatmak. Gülmekten karnına ağrılar girmek.
İngilizce Fall apart Türkçe anlamı, Fall apart eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fall apart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Decomposes : Ayrışmak. Çürümek. Çürüklük. Doğada yok olmak. Dağıtmak. Bozukluk. Çözünmek. Halletmek. Ayrıştırmak.
Cleared : Temize çıkarmak. Boşaltmak. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Tahliye etmek. Kazanmak. Bilgi vermek. Gidermek. Sıyırıp geçmek. Gümrükten çekmek.
Clear away : Açmak. Kaybolmak. Kaldırıp götürmek. Ortadan kaldırmak. Kaldırmak. Toparlamak. Toplamak. Temizlemek. Sofrayı kaldırmak.
Decays : Çürük. Bozmak. Sağlığını kaybetmek. Azalmak. Zayıflamak. Halsiz düşmek. Çürümek. Parçalanmak. Bozulmak.
Crack up : Sinir krizi geçirmek. Güçten düşme. Çökmek. Sinirsel çöküntü yaşamak. Güçten düşmek. Dağıtmak. Sağlığı bozulmak. Yıkılmak. Övmek.
Chip off : Ufalamak. Tuzla buz olmak. Ufalanmak.
Fall to pieces : Yıkılmak. Tuzla buz olmak. Parçalanmak. Bozulmak. Paramparça olmak. Bin parça olmak. (duygusal anlamda) darmadağın olmak.
Clears : Gümrükten çekmek. Tahliye etmek. Aşmak. Seyretmek (gemi). Elde etmek. Geçmek. Berraklaşmak. Kazanmak. Ormanda alan açmak.
Drift apart : Uzak düşmüş. Uzaklaşmak. Birisiyle olan bağı kopmak. Bağları kopmak. Uzaklaşmış. Birbirlerinden ayrı düşmek. Teması kesilmiş. Teması kesmek. Bağı kopmuş. Sürüklenmek.
Fall apart synonyms : falling apart, decompose, be shattered, be dispersed, adjourn, calve, break down, break up, be scattered, adjourning, adjourned, fragment, adjourns, decay, come apart, break to pieces.

Bu kısımda Fall apart kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fall apart ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fall apart anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fall apart ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.