Fall to pieces türkçesi Fall to pieces nedir

Fall to pieces ingilizcede ne demek, Fall to pieces nerede nasıl kullanılır?

Fall : Düşme. Kötü yola düşmek. Güz. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Hastalanmak. Ölmek. Çökmek. Dağılmak. Gece çökmek.

To : E doğru. Oranla. Göre. Kala. -e kadar. Kadar. Ye. Karşı. Arasında. Ya.

Pieces : Parçalar. Parça.

Fall to : Görev düşmek. Payına düşmek. Saldırmak. -e koyulmak. Göğüs göğüse savaşmak. Düşmek. Başlamak. İsabet etmek. Kendiliğinden kapanmak. Yemeye başlamak.

Fall to bits : Parçalanmak.

Break to pieces : Parçalanmak. Parça parça etmek. Parçalara ayrılmak. Tuzla buz olmak. Paramparça etmek. Tuzla buz etmek.

Be torn to pieces : Paramparça olmak. Parça parça olmak. Paralanmak.

Fall to loggerheads : Araları bozulmak. Bozuşmak. Araları açılmak.

Cut to pieces : Bozguna uğratmak. Parçalara ayırmak. Hezimete uğratmak.

Fall together : Basit bir grup oluşturmak. Eraber katılmak. Beraber takılmak.

İngilizce Fall to pieces Türkçe anlamı, Fall to pieces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fall to pieces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be destroyed : Mahvolmak. Ortadan kalkmak. Yıktırılmak. Yok edilmek. Harap olmak. Yok olmak. Telef olmak. Tahrip görmek. Tahribata uğramak.

Crushes : Kahretmek. Öğütmek. Sıkmak. Ufalamak. Zulmetmek. Sıkıştırmak. Buruşmak. İtişmek. Bastırmak. Ezmek.

Busting : Vurmak. Sona ermek. Patlatmak. İflas etmek. Tutuklamak. Kırmak. Becerememek. Bozmak. Tartışmak.

Crash : Gürültüyle çarpmak. Gürlemek. Sabahlamak. Kırılma. Hızla iflas etmek (işyeri). Çarpışmak. Düşmek. Çarpma etmeni. Davetsiz olarak gitmek. İflas etmek.

Burn out : Yanıp yokolmak. Sönmek. İçini yakmak. Yakıp kül etmek. Yanmak. Tamamen yanıp kendi kendine sönmek. Mahvolmak. Yakıp yok etmek. Söndürmek. Yanıp bitmek.

Adjourned : Son vermek (oturum vs). Ertelemek. Geçmek (bir yere). Geciktirmek. Ertelenmiş. Sonraya bırakmak.

Breaks : Yakın dövüşü bırakmak. Çözmek. Kopmak. İhlal etmek. Patlamak. Dalmak. İflas etmek. Bozdurmak. Akma kırışıkları. Kırmak.

Disintegrating : Dağıtma. Parçalama. Parçalamak. Parçalara ayırmak. Ufalama. Atomlarına ayırmak.

Collapses : Suya düşmek. Cesaretini yitirmek. Portatif olmak. Çökertmek. Güçten düşmek. Çöküş. Çöküntü. Yığılmak. Ciğerlerine hava gitmemek.

Addles : Kokmak. Bozmak. Çürütmek. Şaşırtmak. Kokmak (yum.). Çürük. Kokuşturmak. Kafa karıştırmak. Cılk.

Fall to pieces synonyms : decay, adjourning, clear out, come down, addle, crumbles, decomposes, be ruined, chip off, become depraved, crack up, crashes, cleared, adjourn, break down, fall apart, break up, clear away, be embarrassed, break, adjourns, go to pieces, come to bits, clears, smashes, be torn to pieces, crumble, disintegrates, cave, caved, drop down, decays, splinter.