Fallen türkçesi Fallen nedir

  • Şehit.
  • Düşük.
  • Mealen (bir çatışmada) ölmüş (kişi).
  • Kötü yola düşmüş.
  • Fethedilmiş.
  • Düşmüş.
  • Düşkün.
  • Ele geçirilmiş.
  • Düşen.
  • Şehit düşmüş.
  • Günahkar.
  • Yeryüzüne inmiş.

Fallen ile ilgili cümleler

English: A fallen tree blocked the way.
Turkish: Devrilmiş bir ağaç yolu kapattı.

English: A big tree has fallen in the storm.
Turkish: Fırtınada büyük bir ağaç devrildi.

English: A fallen leaf floated on the surface of the water.
Turkish: Ölü bir yaprak su yüzeyinde yüzüyordu.

English: A fallen tree blocked the path.
Turkish: Düşmüş bir ağaç patikayı kapadı.

English: A fallen rock barred his way.
Turkish: Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.

Fallen ingilizcede ne demek, Fallen nerede nasıl kullanılır?

Fallen angel : Tanrının emirlerine karşı gelerek cennetten sürgün edilen melek. Eskiden başaralı olup artık başarılı olmayan kurum vb. Yeryüzüne inmiş melek.

Fallen arches : Düztabanlar.

Fallen asleep : İçi geçmiş. Uyuyakalmış.

Fallen away : Eksilmek. Azalmak. Eğimli olmak. İnmek.

Fallen back : Gerilemek. Geri çekilmek.

Fallen into desuetude : Yürürlükten kalkmış olan. Kullanılmıyor durumda olmak.

Fallen in with : Uyuşmak. Rastlamak. Kabul etmek.

Fallen into place : Yumuşak bir şekilde pürüzsüzce gitmek. Kavuşmak. Çalışma yapmak. Halletmek. Bir araya gelmek. Çözmek.

 

Fallen behind : Geri kalmak. Yetişememek.

Fallen into decay : Kokuşmuş. Bozulmuş. Çürümüş.

İngilizce Fallen Türkçe anlamı, Fallen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fallen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devoted : Özverili. Merbut. Sadakatli. Üzerine titreyen. Sadık. Fedakar. Bağlı. Adanmış.

Affected : Taklitçi. Üzülmüş. Yapmacık. Etki altında kalmış. Suni. Etkilenmiş. Sahte. Yapmacıklı. Edalı.

Felled : Dikerek düzleştirilen (dikiş). Yere serilen. Yere devrilen. Devrilmiş. Balta ile kesilip devrilen (bir ağaç). Kesilip yere devrilmiş (ağaç).

Drooping : Halsiz. Gevşek. Baygın. Bitkin. Sarkıtma. Dermansız. (şaka veya cezalandırma amacıyla) kişinin pantolonunu indirme. Baygın (bitki). Solgun.

The fallen : Şehitler.

Evilest : Kötü. Keder verici. Şer. Fena. Kem.

Buff : Hasta. Devetüyü rengi. Açkılamak. Deri ile parlatmak. Ten rengi. Kösele rengi. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. (araba veya radyo vb) meraklısı. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Perdah vurmak.

Martyr : Mağdur. İnancı veya davası için ölen kimse. İşkence çekerek ölen kimse. Şehit etmek. Kurban. İşkence etmek.

Peccant : Kabahatli. Kusurlu.

Iniquitous : Kanunsuz. Kötü. İnsafsız. Adaletsiz. Haksız.

Fallen synonyms : eviler, guiltiest, abortus, captured, downed, martyring, droopy, conquered, waning, saggy, bad person, abortion, almsman, fallings, lowed, faller, down at heels, fell down, invaded, slumped, broken down, declining, falling, guilty, ebbed, on the streets, saggier, hypo, abortions, saggiest, baggier, laid, evildoer.

 

Fallen zıt anlamlı kelimeler, Fallen kelime anlamı

Chaste : Temiz. İlletli. Yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmayan. Gösterişsiz. Yalın. İffetli. Lekesiz. Bozulmamış. Saf. Nezih.

Fallen antonyms : up.

Fallen ingilizce tanımı, definition of Fallen

Fallen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Prostrate. Degraded. Ruined. Dead. Dropped. Decreased.