Fancies türkçesi Fancies nedir

  • Hoşlanmak.
  • Tasavvur etmek.
  • Hayal kurmak.
  • Hayal etmek.
  • Bayılmak (sevmek vb).
  • Sevmek.
  • Aklında canlandırmak.
  • Fantezi kurmak.
  • İstemek.
  • Sanmak.
  • Süslü.
  • Düşlemek.
  • Düşünmek.
  • Beğenmek.
  • Canı istemek.
  • Farzetmek.
  • Zannetmek.
  • Tahayyül etmek.

Fancies ile ilgili cümleler

English: He seems to be possessed with idle fancies.
Turkish: O, boş fantezilere sahip gibi görünüyor.

English: America fancies itself the world's freest nation.
Turkish: Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.

English: The United States fancies itself the world's freest nation.
Turkish: Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.

English: She sometimes mixes up fancies with realities.
Turkish: O bazen hayal ve gerçeği karıştırır.

Fancies ingilizcede ne demek, Fancies nerede nasıl kullanılır?

Fancies her : Ondan hoşlanan. Ona bayılan (kıza).

Fancies him : Ondan hoşlanan. Ona bayılan (erkeğe).

Aerial fancies : Fanteziler.

Fanciest : Süslü. Fantezi. Tasavvur etmek. Bayılmak (sevmek vb). Beğenmek. Sevmek. Garip. Aşırı. İstemek. Sanmak.

Infancies : Başlangıç aşaması (tasarı veya iş vb'nin). Başlangıç. Yavru dönemi. Bebeklik. Emekleme dönemi. Emekleme evresi. Çocukluk. Çocukluk çağı. Emekleme çağı. Henüz olgunluğa ermemiş olmak.

 

Fanciable : Seksüel anlamda istek uyandıran. (birleşik krallık argosu) cinsel açıdan alımlı ve çekici olan.

Be a fancier of : Meraklısı olmak.

Fancier : Meraklı. Seven kimse. Meraklısı. Süslü. Daha süslü.

Fancifulness : Acayip fikirli olma özelliği. Tuhaf ve garip olma vasfı. Gariplik. Hayali olma özelliği. Hayalperestlik. Tuhaflık.

Fancily : Mükemmel bir biçimde. Hayalimsi. İmgemsi. Düşümsü. Kibarca. Zarifçe. Fantazi bir şekilde.

İngilizce Fancies Türkçe anlamı, Fancies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fancies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fabricated : Uydurma. Yapılmış. Uydurulmuş. Üretilmiş olan. Sahte. Uydurulan.

Woolgather : Koyunlardan dökülen yünleri toplamak. Yün toplamak.

Fantasize : Hayalinde yaratmak. Dalıp gitmek.

Appreciated : Anlamak. Değer biçmek. Kavramak. Zevk almak. Değer vermek. Fiyatını yükseltmek. Takdir edilen. Değerini bilmek. Değerlenmek. Değer kazanmak.

Be partial to : Düşkün olmak.

Conceptualizes : Canlandırmak. Tasavvur emek. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualise). Kavramsallaştırmak. Tasarlamak. Kafasında canlandırmak.

Cerebrated : Beynini çalıştırmak.

Daydream : Düş. Gündüz hayali. Hayale dalmak. Hülyaya dalmak. Hayallere dalmak. Hayal. Dalmak. Düş kurmak.

Approve : Hoş karşılamak. Onaylamak. Uygun görmek. Kabul etmek. Tasvip etmek. Olumlu bulmak. Doğru bulmak. Razı olmak.

Be attracted : Dikkatini çekmek.

Fancies synonyms : dog shit, dog do, excretory product, shite, body waste, dog turd, doggy do, melaena, begged, the fancy, adjuring, cast about, be in love with, be fond of, ask for trouble, fantasized, assumes, believe, stool, allows, visualise, meconium, be worried, appreciate, excretion, beatified, cherish, artsy, opining, expect, be sweet on somebody, conceives, bethinks.

 

Fancies zıt anlamlı kelimeler, Fancies kelime anlamı

Real : Gerçekten. Gerçek. Real (finlandiya terimi). Asıl. Samimi. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Maddi. Harbi. Cidden. Sahiden.

Fancies antonyms : technophobe.