Fang türkçesi Fang nedir

  • Azıdişi.
  • Köpekdişi (yırtıcı hayvanlarda).
  • Azı dişi.
  • Zehirli bir yılanın dişi.
  • Zehirli diş.
  • Diş kökü.
  • Köpek dişi.
  • Dış kökü.
  • Yılanın zehirli dişi.
  • Bir araçla yüksek süretli sürüş.
  • Uzun ve sivri diş.
  • Köpeğinkine benzer diş.
  • Uzun sivri diş.
  • Kök.

Fang ile ilgili cümleler

English: This spider has very large fangs.
Turkish: Bu örümceğin çok büyük dişleri var.

English: Ali was surrounded by a horde of screaming fangirls.
Turkish: Ali bağıran fanatik kızlardan oluşan bir kalabalık tarafından çevrilmişti.

English: Which snake has the longest fangs?
Turkish: Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?

Fang ingilizcede ne demek, Fang nerede nasıl kullanılır?

Poison fang : Zehir dişi. Zehirli diş.

Fanged : Sivri uçlu dişleri olan. Azılı. Sivri dişleri olan. Dişli. Köpek dişleri olan.

Fanged beet : Çatal kuyruklu pancar.

Fangless : Dişsiz. Pençesiz.

Fanglomerate : Maden yığışımı. Çeşitli parçada çakıl kayaç bileşimiyle sertleşmiş dağ eteği çökeltileri. Fanglomera. Yelpaze çakıltaşı. Yelpazetaşı.

Newfangleness : Yenilik düşkünlüğü. Yenilikçilik. Yeniliğe duyulan tutku.

Newfangledness : Alışılmamış olma. Son moda olan. Yenilikçilik. Yenilik düşkünlüğü. Yeni çıkmışlık. Yeniliğe duyulan tutku.

 

Fango : İtalya'daki bazı ılıcaların çamuru (tıbbi amaçlarla kullanılan).

Bared his fangs : Hırladı. Dişlerini gösterdi.

Fan belt : Anadingil kasnağından devinim alarak üfleç, su basacı ve akım üretecini çeviren kayış. Fan kayışı. Üfleç kayışı. Pervane kayışı. Vantilatör kayışını. Vantilatör kayışı.

İngilizce Fang Türkçe anlamı, Fang eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fang ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dogtooth : Göz dişi. Köpekdişi. Köpekdişi menekşesi (bir zambak türü). Mimarlıkta bir süsleme. Köpeğin dişi.

Radicals : Köken. Radikal. Ana nota. Kök işareti. Radikaller. Esas.

Base : Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi. Dayanak. Saha kenarı. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Kaide. Aşınma taban düzeyi. Alt. Dip. İlkyazı. Depart.

Origin : Başlangıç noktası. Doğuş. Bir malın üretildiği yer. Kaynak. Menşe. Mahreç. Konsayı eksenlerinin kesiştiği (0,0) noktası. Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer. Asıl.

Carnassial : Göz dişi. Et dişi. Köpekdişi. Et kesmeye uygun (diş).

Cuspid : Kuspid. Göz dişi. Köpek dişi (tıp). Köpekdişi.

Eye tooth : Göz dişi. Üst çenede yaklaşık olarak gözün altında bulunan sivri diş.

Cuspids : Göz dişi. Kuspid. Köpekdişi. Köpek dişi (tıp).

Apo : - den. Uzak.

 

Poison fang : Zehir dişi.

Fang synonyms : etymon, canine tooth, molar tooth, molar, heritage, dog tooth, basis, canine teeth, radical word, tooth, eyetooth, laniary, radical, origins, bases, canines, backtooth, root of tooth, tusking, eyeteeth, fangs, canine, grass roots, tooth root, tusk, heritages, geneses, molars, offshoot.

Fang zıt anlamlı kelimeler, Fang kelime anlamı

Dull : Duygusuz. Körleşmek. Ruhsuz. Duygusuzlaşmak. Sersem. Matlaştırmak. Tatsız. Körletmek. Mat. Körelmek.

Fang ingilizce tanımı, definition of Fang

Fang kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lay hold of. The tusk of an animal, by which the prey is seized and held or torn. To catch. To gripe. To clutch. To seize, as with the teeth. Esp., one of the usually erectile, venomous teeth of serpents. Also, one of the falcers of a spider. A long pointed tooth.