Köpek dişi nedir, Köpek dişi ne demek

Köpek dişi; bir anatomi terimidir.

  • Azı dişleri ile kesici dişler arasında, iki yanda ve altlı üstlü birer tane bulunan sivri diş

Biyoloji'deki anlamı:

Alt ve üst çenede, kesici dişlerin iki yanınada bulunan ve besini parçalamaya yarayan sivri dişler.

Zooloji alanındaki anlamı:

Kesici dişlerin yanında bulunan ve besini parçalamaya yarayan sivri dişler.

İngilizce'de Köpek dişi ne demek? Köpek dişi ingilizcesi nedir?:

canine tooth, canine

Köpek dişi hakkında bilgiler

Köpek dişi, memeli oral anatomisinde incelenen uzun ve sivri diş. Fakat daha düz bir şekilde ortaya çıkabilirler. Bunun sonucu öndeki kesici dişlere benzerler. Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar. İkincil kullanımları ise saldırıya yöneliktir. Çoğunlukla bütün memelilerde en büyük dişlerdir. Çoğu memelide ikisi alt çenede ve ikisi üst çenede olmak üzere dört adet köpek dişi bulunur. Aynı çenede bulunan köpek dişlerini birbirinden, kesici dişler ayırır. Örneklerini köpeklerde ve insanlarda görebiliyoruz.

İnsanlarda bulunan dört adet köpek dişinin ikisi üst çenede (maxillary), ikisi de alt çenede bulunur (mandibular).

Dört adet köpek dişi vardır. İkisi üst çenede, ikisi de alt çenede bulunur. Kesici dişlerden daha uzun ve daha güçlüdürler. Kökleri daha derindedir ve bu nedenle yüzeyde belirgin şekilde görünürler. Yüzeyi geniş ve koni şeklindedir. Dudaklara bakan yüzleri tümsek şeklinde, dile bakan yüzleri oyuk ve biçimsizdir. Ucuna doğru gidildikçe sivrileşir ve diğer dişlerin seviyesinden daha öte bir seviyede biter. Kökü bir tanedir fakat kesici dişlerinkinden daha uzun ve kalındır.

 

İnsanlarda üstteki köpek dişleri alttakilerden daha büyük ve daha uzundur.) Genellikle belirgin bir tümsek oluştururlar. Normal olarak 11 veya 12 yaşlarında çıkarlar.

Köpek dişi anlamı, kısaca tanımı:

Kesici : Kesme işinde kullanılan araç. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kesme işini yapan kimse.

Tane : Bazı bitkilerin tohumu. Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve.

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Palamut. Ucuna doğru gittikçe incelen. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı.

Meme : Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü.

Anatomi : Beden yapısı, gövde yapısı. İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

 

İnce : Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.

Fakat : Ancak, ama, lakin.

Şekil : Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Biçim. Biçim. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Anlatım biçimi.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim.

Diğer dillerde Köpek dişi anlamı nedir?

İngilizce'de Köpek dişi ne demek? : n. canine tooth, eyetooth, cuspid, carnassial, dog tooth

Almanca'da Köpek dişi : n. Augenzahn, Eckzahn, Fangzahn