Farewell türkçesi Farewell nedir

Farewell ile ilgili cümleler

English: A farewell meeting was held in honor of Mr Jones.
Turkish: Bir veda toplantısı, Bay Jones'un şerefinde düzenlendi.

English: A farewell party was held for Mr. Jones.
Turkish: Bay Jones için bir veda partisi yapıldı.

English: A farewell party was held for the executive who was retiring.
Turkish: Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.

English: A farewell party was held for Mr. Smith.
Turkish: Bay Smith için bir veda partisi düzenlendi.

English: A farewell party was held in honor of Mr Smith.
Turkish: Bir veda partisi, Bay Smith'in şerefinde düzenlendi.

Farewell ingilizcede ne demek, Farewell nerede nasıl kullanılır?

Farewell address : Bir kimsenin bir ofisten veya bir pozisyondan ayrılırken yaptığı konuşma. Veda konuşması.

Farewell concert : Veda konseri.

Farewell dinner : Veda yemeği.

Farewell game : Son oyun. Final oyunu.

Farewell kiss : Veda öpücüğü. Ayrılık öpücüğü. Veda busesi. Ayrılırken alınan öpücük. Bir kişiye ayrılmadan önce verilen öpücük.

Farewell present : Veda hediyesi. Ayrılmadan önce verilen hediye.

Farewell statement : Sonuç.

Farewell speech : Veda konuşması. Veda ederken yapılan konuşma. Güle güle konuşması.

 

Bid farewell to : Ebedi istirahatgahına uğurlamak. Son yolculuğuna uğurlamak. Sonsuzluğa uğurlamak.

Wave a farewell : Mendil sallayarak veda etmek. El sallayarak veda etmek.

İngilizce Farewell Türkçe anlamı, Farewell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Farewell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conclusory : Kesin. Dayanaksız. İkna edici (hukuk terimi).

Breakups : Parçalanma. Dağılma. Çöküş. Bozulmalar. Bozulma.

Checkout : Ödeme yeri. Hata ayıklama. Çıkış işlemi. Düzeltme. Kasa. Çıkış. Kontrol. Hata bulma.

Conclusive : Nihai. Kesin. Şüpheleri ortadan kaldıran. İnandırıcı. Kati. Anlaşılmış. Kesinleşmiş. Tahdidi.

Cleavages : Bölünme. Göğsün dekolteden görünen kısmı. Yarılma. Çelişki. Göğüs dekoltesi.

Permeation : Yayılma. Geçme. Süzülme. Nüfuz etme. Nüfuz. Sızma. İçine işleme. Süzme. Gözenekten geçme.

Leave : Bırakmak. Terketmek. Vazgeçmek. Kalkmak. İzin. Ayrılmak (sevgileden vb). Ayrılmak. Sorumluluğuna bırakmak. Ruhsat. Müsaade.

Breaking down : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çökme. Dağılma. Yerle bir olma. Kesim. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Çöküş.

Sayonara : Hoşçakal. (japonca) gülegüle!. Hoşçakal!.

Leaves : İzin. Müsaade. Ruhsat. Yapraklar. Kitap yaprağı.

Farewell synonyms : word of farewell, going away, byes, aftermaths, acknowledgment, bye, concluding, acknowledgement, abstractions, sendoff, bye bye, cleavage, partings, aftermath, afterbirth, go, breakaway, passing, bye bye now, auf wiedersehen, valedictory, decampment, vale, adios, conclusion, cheerio, attendances, boundary, aloha, goodbyes, permeance, crucial, closure.

 

Farewell ingilizce tanımı, definition of Farewell

Farewell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Adieu. The parting compliment. As, a farewell discourse. Valedictory. As, fare you well. Originally applied to a person departing, but by custom now applied both to those who depart and those who remain. It is often separated by the pronoun. His farewell bow. Go well. Parting. A good-by. That is, I bid you farewell. Good-by. Farewell, ye sweet groves. And is sometimes used as an expression of separation only. Final. Adieu. A wish of happiness or welfare at parting. As, farewell the year.