Conclusory türkçesi Conclusory nedir

  • Dayanaksız.
  • Son.
  • Kesin.
  • İkna edici (hukuk terimi).

Conclusory ingilizcede ne demek, Conclusory nerede nasıl kullanılır?

Conclusion : Vargı. Sonuç bölümü. Bitim. Anlaşma. Sonuç. Karar. Nihayet. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Varılan sonuç.

Conclusional : Karar ile ilgili. Sonuç ile ilgili. Netice ile ilgili. Hüküm ile ilgili.

Conclusions : Sonuç. Netice. Karar. Kanı. Son. Sonuçlar. Hüküm. Sonuçlar bildirgesi.

Conclusive : İnandırıcı. Kati. Son. Kesinleşmiş. Kesin. Tahdidi. Nihai. Anlaşılmış. Şüpheleri ortadan kaldıran.

Conclusive evidence : Kesin delil. Kati kanıt. İddiayı sonuca ulaştıran kanıt. Müspet delil. Kati delil. Kesin beyyine. Kesin kanıt.

Conclusiveness : İspat edilebilirlik. Kanıtlanabilirlik. İnandırıcılık. Kesinlik.

Final conclusion : Kesin sonuç. Nihai karar. Nihai hüküm.

Arrive at a conclusion : Kanaate varmak. Hüküm veya görüşe varmak. Neticeye varmak. Sonuçlandırmak. Sonuca varmak.

Bring to a conclusion : Sonuçlandırmak.

Draw a conclusion : Sonuç çıkarmak. Bir sonuca ulaşmak. Sonuçlandırmak. Sona erdirmek.

İngilizce Conclusory Türkçe anlamı, Conclusory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conclusory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ill grounded : Temelsiz. İyi nedenlere dayanmayan. Temeli kötü olan. Dayanağı kötü olan.

As large as life : Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Doğal büyüklükte. Orijinal ölçüde. Bizzat. Hakiki. Gerçek boyutta. Sapasağlam. Gerçek.

Affirmatives : Olumlu cevap. Olumlu. Olumlayıcı. Doğrulayan. Müspet. Doğrulayıcı.

Affirmative : Doğrulayan. Olumlayıcı. Olumlu cevap. Olumlu. Doğrulayıcı. Müspet.

Aftermaths : İlk hasattan sonra büyüyen otlar. Sonuç. İlk üründen sonraki biçilen ot. Netice. Hasattan sonra çıkan otlar. Kötü sonuç. Akıbet. İkinci gelişme. Akibet.

Breakup : Sona erme. Bozuşma. Bozulma. Kırılma. Dağılma. Parçalanma. Çözülüm. Çöküş. Ayrılma.

Certain : Güvenilir. Şüphesiz. Mutlak. Belli. Ayrım. Emin. Kimi. Muhakkak. Belirli.

Clear cut : Açık biçimde tanımlanmış. Açık ve net. Kolay anlaşılır. Belirgin. Düzgün. Biçimli. Açık. Keskin hatlı.

Conclusion : Hüküm. Varılan sonuç. Bitim. Netice. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Sonuç bölümü. Yargı. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç.

Assertive : İddia eden. Zorlayan. Kendine çok güvenen. Olumlu. Kendinden emin. Kendini hissettiren. İddialı. Savunan (hak). Kendine güvenen.

Conclusory synonyms : afterbirths, afterbirth, concluding, closer, have no foundation, closure, boundary, categorical, cheese it, accurate, categoric, as sure as fate, clean cut, crucial, baseless, conclusions, conclusive, all in all, axiomatical, a hundred percent, close, absolute, aftermath.

Conclusory ingilizce tanımı, definition of Conclusory

Conclusory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Conclusive.