Fascinator türkçesi Fascinator nedir

  • Büyüleyici kimse.
  • Büyüleyici şey.

Fascinator ingilizcede ne demek, Fascinator nerede nasıl kullanılır?

Fascinate : Merak etmek. Teshir etmek. Hayran bırakmak. Hayran etmek. Hipnotize etmek. Merakını çok çekmek. Etkilemek. Cezbetmek. Büyülemek. İlgisini çok çekmek.

Fascinated : Ağzı açık kalmış. Büyülenmiş.

Fascinated him : Ağzını açık bırakan. Onu cezbeden. Son derece ilgisini çeken. Onu büyüleyen.

Fascinates : Hayran bırakmak. Etkilemek. Merak etmek. Teshir etmek. Merakını çok çekmek. Cezbetmek. Büyülemek. Hayran etmek. Hipnotize etmek. İlgisini çok çekmek.

Fascinating : Büyülenme. Çekici. Çok ilginç. Çok enteresan. Hayran eden. Sürükleyici. Büyüleyici. Etkileyici.

Fascinatingly : Alımlı bir şekilde. Büyüleyici bir tarzda. Cezbedici bir şekilde. Büyüleyici bir şekilde. Sürükleyici bir şekilde.

Fascine : Çalı çırpı demeti. Çalı demeti. Çalı-çırpı demeti. Batma demeti. Hendekleri veya bina setlerini doldurmak için kullanılan ağaç dalları tomarı.

Fascinations : Büyüleme. Cazibe. Büyüleyicilik. Büyü. Büyülenme. Sihir. Çekicilik. Büyük merak.

Be fascinated : Gözleri kamaşmak. Hayran kalmak. Büyülenmek.

Fascination : Büyük merak. Büyüleyicilik. Büyülenme. Cazibe. Büyü. Büyüleme. Sihir. Çekicilik.

 

İngilizce Fascinator Türkçe anlamı, Fascinator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fascinator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charmer : Sihirbaz. Büyücü. Kadınları kolaylıkla tavlayan tatlı dilli adam. Baştan çıkartıcı. Yılan oynatıcı.

Intrigue : İlgisini çekmek. Kandırmak. Gizlice sevişmek. Dalavere. Kumpas kurmak. Fırıldak çevirmek. İlgisini uyandırmak. Merakını uyandırmak. Fesat. Dalavere çevirmek.

Spell : Büyülemek. Büyü. Çekıcilik. Büyülenme. Alımlılık. Nöbet. Söylemek. Harf harf kodlamak. Kriz (öksürük vb.). Sökmek.

Smoothy : Sıvı meyve püresi. İki yüzlü kimse. Kadınları kolaylıkla tavlayan tatlı dilli adam. Güler yüzlü kimse. Milk shake. Becerikli ve düz bir şekilde konuşan kimse. Terbiyeli kimse. Dalkavuk kimse. Pürüzsüz dilli kimse.

Charmers : Sihirbaz. Büyücü. Kadınları kolaylıkla tavlayan tatlı dilli adam. Yılan oynatıcı. Baştan çıkartıcı.

Seize : Anlamak. Yapışmak. Tutuklamak. Tutmak. Zaptetmek. Ganimet almak. Kapmak. Ensesine yapışmak. Ele geçirmek. El koymak.

Interest : Alaka. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. Çıkar. İstek uyandırmak. Sarmak. Ortak olmak. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Faiz. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. İlgisini çekmek.

 

Trance : Hipnoz hali. Büyülemek. Vecit. Vecit hali. Trans. Dalınç. Kendinden geçme hali. İstiğrak. Esrime. Kendinden geçme.

Grab : Ele geçirmek. Kapış. Çabucak ve zorla elinden almak. Kavramak. Tutmak. Kıskaç kepçe. Gasp etmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kapma. Yakalamak.

Fascinator synonyms : matter to, bewitcher, captivation, enchantment.

Fascinator zıt anlamlı kelimeler, Fascinator kelime anlamı

Bore : Sıkıcı tip. Dert. Usanç vermek. Usandırmak. Birisinin canını sıkmak. Delik. Başını ağrıtmak. Bela. Kalibre. Sıkıcı şey.

Disenchanted : İllüzyondan kurtarılmış. Aklı başına getirilmiş. İnancı yitik. İnancını yitirmiş. Büyüden kurtarılmış.