Fault plane türkçesi Fault plane nedir
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Üzerinde kırık kanatlarının devindiği düzlem.
- Fay düzlemi.
- Faylı yüzey.
- Kırık düzlemi.
Fault plane ingilizcede ne demek, Fault plane nerede nasıl kullanılır?
Fault : Suçu olmak. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Günah. Yanlış. Suç. Tenis, bilgisayar, hukuk, coğrafya, madencilik, ekonomi, voleybol, jeoloji alanlarında kullanılır. Kınamak. Yanlışlık. Bozukluk. Eksiklik.
Plane : Planya. Uçmak (motorsuz). Yassı. Uçar gibi gitmek (suyun yüzünde). Düz. Sistirelemek. Düzlemsel. Rende ile düzeltmek. Düz (yüzey). Rende.
Fault analysis : Kusur çözümlemesi. Bozukluk çözümleme. Arıza çözümlemesi.
Fault block : Kırıklı tomruk. Karşılıklı iki sınırında, kırık düzlemleri bulunan dağ ya da kayaç kütlesi. Kırıklı kaya kütlesi. Fay bloğu.
Fault caption : Teknik arıza diyası. Uygulayımsal aksaklık resmi. Ty. uygulayımsal aksaklığı izleyicilere duyurmak için kullanılan saydam resim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Fault dam spring : Fay-barajı gözesi. Kırık kaynağı. Kırıkla ayrılmış bir kuyu yatağının geçirimsiz bir katman ile karşılaştığı yerde, suların aşağıdan yukarı çıkmasıyle oluşan kaynak.
İngilizce Fault plane Türkçe anlamı, Fault plane eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fault plane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Algonkian : Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Algonkiyen.
Absolute age : Kesin yaş. Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş.
Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.
Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.
Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.
Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.
Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.
Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü.
Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Ek koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.
Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.
Fault plane synonyms : acrozone, alcalic fumarole, after shock, abyss, acid fumarole, agricultural geology.

Bu kısımda Fault plane kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fault plane ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fault plane anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fault plane ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.