Feaster türkçesi Feaster nedir

  • Ziyafete kayılan kimse.
  • İ yiyip içen kimse.
  • Bir ziyafetin konuğu olan kimse.

Feaster ingilizcede ne demek, Feaster nerede nasıl kullanılır?

Feasters : Ziyafete kayılan kimse. Bir ziyafetin konuğu olan kimse. İ yiyip içen kimse.

Feasted : Ziyafette yiyip içmek. Ziyafet vermek. Şölen. Yiyip içmek. Bayram yapmak. Tadını çıkarmak. Çok yemek yemek. Bayram. Ziyafet çekmek. Doya doya yapmak.

Feasted his eyes on : Hoşlanarak veya tutkuyla gözlerini dikerek bakan.

Feast day : Bayram. Bayram günü.

Feast for the eyes : Göz ziyafeti.

Feast of the assumption : Hazreti meryem'in göğe yükselmesi yortusu.

Feast of the sacrifice : Kurban bayramı. Müslüman bayramı.

A feast for the gods : Şahane bir ziyafet.

Had a feast : Akşam yemeği verdi. Ziyafet verdi. İyi beslendi. Ziyafet çekti. Kutladı. Ziyafette yiyip içti.

Feast of lights : Işık bayramı. Yahudi hanukkah bayramı.

İngilizce Feaster Türkçe anlamı, Feaster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suck up : Massetmek. Yaltaklanmak. İçine çekmek. Emmek. Yağcılık etmek. Yalakalık yapmak.

Toady : Yağcı. Kuyruk sallayıcı. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Yalaka. Yağ çekmek. Dalkavuk. Şakşakçı. Yaltakçı. Yalakalık etmek.

 

Kowtow : Soru sormaksızın itaat etmek. Secde etmek. Secde. El pençe divan durmak.

Truckle : Tekerlekli yatakta uyu. Küçük tekerlek. Makara. Boyun eğmek. Tekerlekli yatak. Yaltaklanmak. Tekerlek. Baş eğmek.

Stroke : Taş yontmak. Okşama. Saat vuruşu. Vurmak. Davranış. Felç. Darbe. Okşamak. Başarı. Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol.

Brown nose : Dalkavukluk etmek. Dalkavuk. Kıç yalamak.

East : Herhangi bir yerde gün-gece eşitliği günlerinde güneşin çevrende doğduğu yön. bk. anayönler. Doğuya doğru olan. Doğuya. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gündoğusu. Doğudaki bölüm. Şark. Doğuya doğru. Nevada eyaletinde şehir. Doğu.

Butter up : Yağ yapmak. Çok methetmek. Pohpohlamak. Yağcılık etmek. Yalakalık etmek. Yalakalanmak. Dalkavukluk etmek. Yağ çekmek. Yalakalık yapmak. Yağcılık yapmak.

Kotow : Secde. El pençe divan durmak. Secde etmek.

Feaster synonyms : feasters, praise, adulate, bootlick, fawn, soft soap, blandish.

Feaster zıt anlamlı kelimeler, Feaster kelime anlamı

West : Batıdaki. Garba doğru. Batı. Batı ülkeleri. Garp. Batıya. Batıda. Batısında. Batıya doğru.

Disparage : Küçümsemek. Küçük görmek. Hor görmek. Küçük düşürmek. Aşağı görmek. Kötülemek. Kötümsemek. Adamdan saymamak. Batırmak. Aleyhinde konuşmak.

Criticize : Eleştiri yöneltmek. Eleştirmek. Kusur bulmak. Kritik etmek. Kritiğini yapmak. Yermek. Eleştiri getirmek. Tenkit etmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Ayıplamak.

Feaster ingilizce tanımı, definition of Feaster

Feaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who fares deliciously.