Featheredge türkçesi Featheredge nedir
- Zayıf köşe.
- Keskin kenar.
- Pahlı kenar.
- Keskin kenarlı tuğla.
- İnce ağız.
- Kolay bükülen sivri uç.
- Pah.
- Sivri uç.
Featheredge ingilizcede ne demek, Featheredge nerede nasıl kullanılır?
Featheredged : Pahlı kenarlı. Keskin kenarlı. Bir tüy kadar ince kenarı olan.
Featheredges : Keskin kenarlı tuğla. Pahlı kenar. Keskin kenar. Sivri uç. Pah. Zayıf köşe. İnce ağız.
Feathered his nest : Şartların avantajını kullanarak talihini veya şansını artıran. Yuvasını kuştüyü ile donatan.
Feathered tribe : Kuşlar. Kuş cinsi.
Feathered tribes : Kuş cinsi. Kuşlar.
Feather grass : Sorguç otu.
Feather brain : Kuş beyinli. Akılsız.
Feather bed : Kuş tüyü yatak. Kuştüyü şilte. Bir işyerinde bazı çalışanların çalışmadıkları halde, sendikaların baskısıyla kadroda tutulması. Kuştüyü yatak.
Feather brained : Akılsız. Kuş beyinli.
Feather duster : (tüylü) toz alıcı.
İngilizce Featheredge Türkçe anlamı, Featheredge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Featheredge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cutting edge : Bıçak ağzı. Kesici uç. Bıçağın ekin tarafı. Dişçiliğe ait el aletinin keskin çalışma açıcı. En ileride olma. Ağız. En öndeki yer. Kesici ağız. Keskin nitelik.
Peak : Doruk. İktisadi çevrimdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip. Doruğa tırmanmak. Zayıflamak. Zirveye çıkmak. Tepeye ulaşmak. Tepe. Bir dalgalı akımda ulaşılan en yüksek değer. Kasket siperi. Sivri.
Edge : Kenarına bordür yapmak. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Yan yan gitmek. Keskinletmek. Kenarlarını belirginleştirmek. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Uç. Köşe. İlerletmek.
Spike : Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. spika. Başak. Aniden yükselmek veya artmak. Anlık gerilim yükselmesi. Sivri uçlu çubuk. Falya deliğini tıkamak (silah). Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Krampon ile yaralamak. Uzun çivilerle tutturmak.
Bevels : Şevlemek. Açı. Şev vermek. Eğmek. Oynar kollu gönye. Eğrilik. Eğim. Eğim vermek. Eğimli yapmak.
Prickle : Diken. Karıncalanmak. İğnelenmek. Karıncalanma. İğnelenme. Batmak (ufak diken vb). Hafifçe batırmak. Batırmak. İğnelemek.
Jag : Sarhoş eden içki. Pürüzlü eğri büğrü yırtmak. İçki alemi. Çentik. Viraj. Sivri uçlu kaya. Çentik yapmak. Sarhoşluk. Diş diş etmek. Kafası iyi olma.
Sharp edge : Kesici uç. Sivriltilmiş uç. İşlenmemiş kenar. Keskin ağız. Sivri kenar.
Splay : Dışa doğru genişletmek. Şev vermek. Kaba. Şataf. Eğim. Yayvanlık. Yayılmak. Şev. Geniş. Tuhaf.
Beveller : Şevlemek. Şev hale getiren alet. Eğrilik. Eğimli hale alet. Oynar kollu gönye. Pahlayan alet. Eğim. Eğmek. Açı.
Featheredge synonyms : prickles, polycylic aromatic hydrocarbons, featheredges, cusps, bezel, prongs, cusp, prong, jags, straight edge, bevel, pronging, chamfer, bevellers.
Featheredge ingilizce tanımı, definition of Featheredge
Featheredge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The thin, new growth around the edge of a shell, of an oyster.

Bu kısımda Featheredge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Featheredge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Featheredge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Featheredge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.