Feel for türkçesi Feel for nedir

  • -'için üzgün olmak.
  • -'a merhamet ve acıma hissetmek.
  • Duygudaş olmak.
  • Acımak.
  • Birine acımak.
  • İçin üzülmek.
  • Acısını paylaşmak.
  • Birinin çektiklerini anlamak.

Feel for ile ilgili cümleler

English: I feel fortunate to have known you.
Turkish: Seni tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum.

English: I really feel for you.
Turkish: Gerçekten sana acıyorum.

English: I feel for you.
Turkish: Sana acıyorum.

English: I feel for you deeply.
Turkish: Senin için çok üzülüyorum.

Feel for ingilizcede ne demek, Feel for nerede nasıl kullanılır?

Feel : Hissetme. His. Temas. Duymak. Hissetmek. Dokunma hissi. Görünmek. Gibi gelmek. Sezinlemek. Duygu.

For : -e rağmen. -e. Bir takımyıldızın adı. Şerefine. Zarfında. Yönünden. -e karşı. İçin. Ocak. Zira.

Feel for somebody : Duygularını paylaşmak. Acımak.

Feel all right : İyi hissetmek. Tamam olmak. İyi olmak.

Feel an affinity for : Birini çok çekici bulmak. Çok çekici bulmak.

Feel angry : Öfkelenmek. Kızgınlık hissetmek. Delirmek. Kızgın olmak.

İngilizce Feel for Türkçe anlamı, Feel for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feel for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deplore : Üzülmek. Yasa boğulmak. De şikayet etmek. Hayıflanmak. Müteessir olmak. Beğenmemek. Çok üzülmek. Teessüf etmek. Fena bulmak.

 

Deplored : Yasa boğulmak. Üzülmek. Fena bulmak. Beğenmemek. Teessüf etmek. Çok üzülmek. De şikayet etmek. Müteessir olmak. -e yerinmek.

Ached : Ağrımak. Acı. Azap. Sancımak. Sancı. Sızı. Sızlamak. Ağrı.

Bites : Yakmak. Sokmak. Isırmak. Acıtmak. Sızlamak. Zokayı yutmak. Dişlemek. Aşındırmak. Oltaya gelmek.

Feel sorry : Yazığı gelmek. Üzüntü duymak. Pişman olmak. Üzülmek.

Condoles : Teselli etmek. Taziyelerini sunmak. Baş sağlığı dilemek. Başsağlığı dilemek. Taziyede bulunmak. Avutmak. Acıya katılmak.

Be sorry for : Üzgün olmak. Acınmak. Yerinmek. -e acımak. Pişman olmak. Üzgün olmak (için). Üzülmek.

Deploring : Acı duymak. Hayıflanmak. Çok üzülmek. Yasa boğulmak. De şikayet etmek. Teessüf etmek. -e yerinmek. Üzülmek. Fena bulmak.

Commiserate with : -in derdini paylaşmak. Acısına ortak olmak. Acıya ortak olmak.

Ache : Acı. Sancımak. Azap. Merkezi sinir sistemi, otonom gangliyonlardaki sinapslar, alyuvarlar ve kolinerjik sinirlerin uyardığı tüm postsinaptik zarlarda bulunan, asetilkolini kolin ve asetata parçalayan hidrolaz sınıfından bir enzim, kolin esteraz. Sızlamak. Sancı. Ağrı. Sızı.

Feel for synonyms : condoling, commiserated, deplores, commiserates, condoled, feel for somebody, feel, commiserate, condole, bite, feel sorry for, commiserating.