Fermis türkçesi Fermis nedir
- Fermi.
- (fizik) atomsal mesafeyi ölçmekte kullanılan metrik uzunluk birimi (ayrıca femtometer).
Fermis ingilizcede ne demek, Fermis nerede nasıl kullanılır?
Fermi level : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Fermi düzeyi. Bir metalin, pauli dışarlama ilkesine göre eksiciklerle doldurulmuş olan erke düzeylerinin en yükseği. Fermi seviyesi.
Fermi : Fermi. (fizik) atomsal mesafeyi ölçmekte kullanılan metrik uzunluk birimi (ayrıca femtometer). Çekirdek doğabiliminde kullanılan ve (...) cm ye eşit olan bir uzunluk birlimi.
Fermion : Fermion. Fermi-dirac istatistiğine uyan parçacık. Fermi-dirac istatistiklerine uyan ve pauli dışarda tutma prensibine meyilli veya bağlı her partikül veya parçacık (elektron, proton, nötron gibi) (fizik).
Fermions : Fermi-dirac istatistiklerine uyan ve pauli dışarda tutma prensibine meyilli veya bağlı her partikül veya parçacık (elektron, proton, nötron gibi) (fizik). Fermiyonlar.
Fermium : Sentetik radyoaktif element. Fermiyum (simgesi fm). Fermiyum.
Fermentability : Mayalanabilirlik.
Fermat numbers : Fermat sayıları.
Fermata : Durak. Durak ve uzatma işareti. (müzik) es. (es veya nota için) porte üzerindeki durak noktası. Bir notayı belirtilenden daha uzun vurgulama.
Fermantation mutant : Karbonhidratlardan bazılarını fermente etmeyen veya eden suşlardan oluşan mutantlara verilen ad. Fermantasyon mutantları.
Ferment : Heyecan. Heyecanlanmak. Kaynamak. Ferment. Tahrik etmek. Telaşlandırmak. Maya. Tahammür etmek. Telaş. Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment.
İngilizce Fermis Türkçe anlamı, Fermis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fermis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Favour : Hediye (sürpriz). Kayırmak. Lehinde olmak. Gözetmek. İltimas etmek. Benzemek. İyilik. Kayırma. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme.
Countenance : Denge. Tasvip. Teşvik etmek. Müsamaha etmek. Uygun bulmak. Uygun görmek. Göz yummak. Yüz ifadesi. Uygun bulma. İzin.
Stomach : Sindirmek. Heves. Mide. Hazmetmek. Omurgalı hayvanlarda sindirim kanalının yemek borusundan sonra gelen torba biçimindeki şişkin kısmı. omurgasız hayvanların sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. Sineye çekmek. İştah. Kursak. İstek.
Stand : Durmak. Desteklemek. Göğüs germek. Karşı koymak. Kalmak. Durdurmak. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Tahammül etmek. Ayakta dikilmek. (teklif) geçerli olmak.
Trust : İnanma. Emniyet etmek. Kredi. Sorumluluk. Güvenmek. Birtakım tecimevi ya da tüzel kişiliği olan ortaklıkların yapım, üretim evi ve yerlerin satağı elde tutmak amacıyla aralarında yaptıkları anlaşma. güvenceye dayanan işleri inalcının bir kişi ya da kuruluş adına yönettiği mallar. Ummak. Mutemetlik. Azel piyasasında, aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek karlarını artırmak amacıyla hukuki varlıklarını sona erdirip tek bir firma altında birleşmeleri. Güven.
Let in : İçeri bırakmak. Gömmek. Eklemek. Sokmak. Sırrını açmak. İçeri almak. Kapıyı açıp içeriye almak. Bırakmak. İçeri girmesine izin vermek. Almak.
Furlough : İşten çıkartmak. Vazifeden izinle ayrılma. Sıla izni. (genellikle ekonomik kriz zamanlarında) ücretsiz izin vermek. Askeri izin. Sıla izni vermek. İzin.
Admit : Teslim etmek. İçeri almak. İzin vermek. Girmesine izin vermek. Olanak tanımak. İtiraf etmek. Kabul etmek. Almak. İçeriye almak. İçeriye bırakmak.
Include : Kapsamak. Yer vermek. Katmak. Kaplamak. İçermek. Kapsamına almak. İçine almak. Dahil etmek.
Digest : Parçalanmak. Dayanmak. Düzenlemek. Sindirilmek. Besinleri sindirmek. Hazmolmak. Kavramak. Hazmetmek. Sindirmek. Katlanmak.
Fermis synonyms : allow in, allow, abide, stick out, fermi, intromit, legalise, bear, consent, accept, let, legalize, put up, grant, endure, tolerate, give, decriminalise, brook, legitimate, legitimatise, support, pass, legitimize, authorise, suffer, clear, favor, legitimatize, decriminalize, privilege, go for, legitimise.
Fermis zıt anlamlı kelimeler, Fermis kelime anlamı
Refuse : Atık. Kaçınmak. Ayak diremek. Cerh etmek. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Döküntü. Karşı koymak. Kabul etmemek. İmtina etmek. Çöp.
Criminalise : Suçlu yaratmak. Yasadışı yapmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Yasaklamak. Suçlu ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suçlu muamelesi yapmak. İllegal ilan etmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Mücrimleştirmek.
Forbid : Men etmek. Menetmek. Olanak vermemek. Yasak etmek. Yasaklamak. Haram etmek. Engel olmak. Memnu kılmak.
Fermis antonyms : outlaw, disallow, criminalize, reject, prevent.

Bu kısımda Fermis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fermis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fermis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fermis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.