Include türkçesi Include nedir

Include ile ilgili cümleler

English: Does that price include breakfast?
Turkish: O fiyata kahvaltı dahil mi?

English: Does that include everything?
Turkish: Ona her şey dahil mi?

English: Ali told Mary that she shouldn't include her phone number in her profile.
Turkish: Ali Mary'ye profiline telefon numarasını dahil etmemesi gerektiğini söyledi.

English: Does that price include tax?
Turkish: O fiyata KDV dahil mi?

English: Does that price include soup and salad?
Turkish: O fiyata çorba ve salata dahil mi?

Include ingilizcede ne demek, Include nerede nasıl kullanılır?

Include chapter number : Bölüm numarasıyla. Bölüm numarası ile birlikte.

Include col : Sütun içer.

Include date : Tarih içer.

Include field names : Alan adlarını ekle.

Include footnotes and endnotes : Dipnotları ve sonnotları say.

Include time : Saat içer.

Include formatted text in clipboard : Biçimli metni pano'da bulundur.

Include from previous level : Önceki düzeyden başlayarak.

Include row : Satır içer.

Include on page : Sayfaya ekle.

İngilizce Include Türkçe anlamı, Include eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Include ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Blanketed : Battaniyeye sarmak. Engel olmak. Üzeri örtülmüş. Örtbas etmek. Kaplanmış. Battaniye ile örtmek. Battaniye ile zıplatmak. Örtmek. Üzerine battaniye örtülmüş.

Bespreads : Örtmek. Yaymak. Bulamak. Lekelemek. Bulaştırmak. Saçmak.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Bespreading : Bulamak. Lekelemek. Bulaştırmak. Örtmek. Saçmak. Yaymak.

Slot in : Yer ayırmak.

Allow for : Müsamaha göstermek. Göz önünde bulundurmak. Hesaba katmak. Akılda tutmak. İmkan tanımak. Göz önüne almak. Öngörmek. İzin vermek. Fırsat vermek. Hesaba almak.

Bestrew : Saçmak. Yayarak kaplamak. Dağıtmak.

Compass : Çevrelemek. Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi. Çevre. Yayçizer. Sınır. Sarmak. Çevirmek. Gizli plan kurmak. Alan.

Beclouds : Karartmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Zorlaştırmak. Bulutlandırmak.

Include synonyms : inhere in, comprise, abnormal end, coopt, comprised, comprehended, comprehending, amalgamate, blanket, accent bar, annex, accommodate, carry, access control entry, accent char, hold, embodying, incorporate, ac adapter, subsume, admixes, contain, bestrewing, contains, embody, incorporates, throw in, comprising, blazon, involve, ranked, bear, covers.

Include zıt anlamlı kelimeler, Include kelime anlamı

Exclude : İçeri almamak. Kovmak. Saymamak. Önlemek. Hariç tutmak. Dahil etmemek. Kapsamdan çıkarmak. Hesaba katmamak. Dışlamak. Dışarıda bırakmak.

 

Lack : Olmamak. Yokluk. Eksik olmak. İhtiyacı olmak. -e sahip olmamak. Yoksun kalmak. Olmayış. -den yoksun olmak. -sizlik. -sizlik çekmek.

Include ingilizce tanımı, definition of Include

Include kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To shut up. A pearl is included in a shell. As, the shell of a nut includes the kernel. To inclose. To confine within. To contain. To hold.