Fervency türkçesi Fervency nedir

Fervency ingilizcede ne demek, Fervency nerede nasıl kullanılır?

Fervencies : Hararet. Tutku. Şevk. Gayret. Şiddet. İştiyak.

Fervent : Hararetli. Hevesli. Koyu. Coşkun. Kızgın. Tutkulu. Şevkli. Sıcak. Ateşli. Gayretli.

Fervently : Yoğun bir biçimde. Tutkulu bir biçimde. Hevesli bir şekilde. Coşkuyla. Son derece. İstekli ve heyecanlı bir şekilde. Aşırı derecede. Tutkulu bir şekilde. Şevkle. Heyecanla.

Ferventness : İhtiras. Tutku. Güçlü his veya duygu. Heyecan. Tutkululuk. Coşkunluk. Gayret. Şevk.

Defervescence : Ateş düşmesi. Ateşin azaldığı hastalık aşaması. Defervesans. Ateşin düşmesi.

Effervescently : Kabartılarak. Köpüklü bir şekilde. Coşkunca. Coşarak (insan). Canlı bir şekilde. Köpürerek. Neşeli bir şekilde. Kabararak. Kabararark. Heyecanlıca.

Effervesce : Galeyana gelmek. Kaynamak. Köpüklenmek. Dolduruşa gelmek. Gaz kabarcıkları çıkarmak. Neşelenmek. Coşmak. Kabarmak. Köpürmek.

Effervescing : Galeyana gelmek. Kabarma. Coşma (insan). Köpürme (sıvı). Neşelenme. Köpürmek. Kabartma. Coşmak.

Effervescent : Kabaran. Coşkun. Kabartan. Galeyana gelmiş. Efervesan. Enerjik. Köpüren. Köpüklü.

Effervescence : Neşelenme. Galeyan. Feveran. Coşma. Kimyasal ya da fiziksel bir etki sonucu bir sıvıdan sürekli olarak küçük gaz kabarcıklarının çıkması. Kabarma. Coşku. Neşeli. Coşkun. Kabarcık çıkarma.

 

İngilizce Fervency Türkçe anlamı, Fervency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fervency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambition : Açgözlülük. İhtiras. Bir şeyi elde etme tutkusu. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Hırs. İstek. Tamah. Şiddetle istenen şey.

Dotage : Bunama. İhtiyarlık. İkinci çocukluk. Düşkünlük. Bunaklık. Yaşlılığa bağlı unutkanlık. Dotaj.

Fervidness : Azim. Heyecan. Sıcaklık. Yoğunluk. Büyük sıcaklık. Yanma.

Drive : Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Zorlamak. Önüne katmak. Gütmek. Güç sağlamak. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Dürtü. Çakmak.

Caloric : Isıyla ilgili. 2-olağan sıcaklıklardaki (kt) ölçüsünde ısı nicelikleriyle ilgili. Isı. Isı ile ilgili. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Isıyla ilgili. Kalorik. Isıl.

 

Hunger : İstek. Özlemek. Aç bırakmak. Arzu. Yiyecek kıtlığı. Kıtlık. Açlık. Şiddetli istek. Özlem.

Efforts : Uğraşma. Başarı. Deneme. Girişim. Çabalama. Çaba. Mesai. Eser.

Emotion : Duygu. His. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Şiddetli duygu. Teessür. Duygulanım. Duygulanma. Bir uyarıcı karşısında, aşırı derecede duygulanış nedeniyle fizyolojik değişmelere yol açan tepki. organizmanın durgun ve olağan durumundan herhangi bir biçimde uzaklaşması hali. Olayların, nesnelerin, düşüncelerin ya da devinimlerin bireyde oluşturduğu, onun gerek çevresine, gerekse kendi kendisine karşı tutumunu dışlaştıran güçlü ve karmaşık duygu durumu. Güçlü duygu.

Ardor : Heyecan. Ateşlilik.

Alacrity : İstek. Neşe ve çeviklik. Canlılık. Çeviklik. İsteklilik. Can atma. Atiklik.

Fervency synonyms : assiduity, ardentness, fire, solicitude, fervors, anxiety, cults, alacrities, solicitudes, forcefulness, fever, enthusiasms, passionateness, ardour, brios, abandon, dotages, ambitiousness, acuteness, bitterness, ardency, diligence, animation, calor, compulsion, passion, ecstasy, ardors, craving, brio, effort, bugs, emphasis.

Fervency ingilizce tanımı, definition of Fervency

Fervency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Eagerness. The state of being fervent or warm. Warmth of feeling or devotion. Ardor.