Fictioneer türkçesi Fictioneer nedir

  • Alalade veya sıradan kalitede ucuz roman yazan kimse.

Fictioneer ingilizcede ne demek, Fictioneer nerede nasıl kullanılır?

Fiction film : Gerçek yaşamdan alınma ya da oyunluk yazarının düşgücüyle yarattığı bir konuyu öykü biçiminde sunan film. Öykülü film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fact is stranger than fiction : Gerçek hayatta gerçekleşen şeyler genellikle uydurulan hikayelerdekinden daha tuhaftır. Gerçek kurgudan daha şaşırtıcıdır. Gerçekler hayallerden daha gariptir.

Folk fiction : Halk yapıntısı. Sözlü halk geleneği. Halk kültürünün sözlü ürünlerden oluşan kesimi, bk. halk kültürü, sözlü gelenek. Halk düşününün yarattığı gelenek, bk. gelenek, krş. toplumsal gelenek, kişisel gelenek.

Legal fiction : Yasal kurgu. Yasal dayanak gerektiren varsayım. Kanuni faraziye. Yasal olarak öyle olmadığı halde öyleymiş gibi kabul etme.

Non fiction : Kurmaca olmayan yazın türü. Kurgusal olmayan düzyazı.

Fictionalise : Hayali bir öyküye dönüşmek veya dönüştürmek. Kurgulamak. Hikaye şekline sokmak. Hayali veya kurgusalmış gibi davranmak (ayrıca fictionalize).

Fiction : Roman. Kurmaca yazın. Hayal ürünü roman. Olgusal karşılığı olmamakla birlikte usalır bir durumun imgesel tasarımı. Muhayyelat. Hayal ürünü şey. Düş ürünü yapıt. Hayal ürünü. Uydurma. İcat.

 

Fictional animal : Hayali hayvan.

Fictional character : Hayali karakter. Kurgusal edebi çalışmadaki (oyun, kitap, sinema) hayali karakter.

Fictional film : Öykülü film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerçek yaşamdan alınma ya da oyunluk yazarının düşgücüyle yarattığı bir konuyu öykü biçiminde sunan film.

İngilizce Fictioneer Türkçe anlamı, Fictioneer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fictioneer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sell : Dolap. Kazıklamak. Üçkağıt. Dalavere. Aldatmak. Satış yapmak. Satılmak. Yutturmak. Ele vermek. Benimsetmek.

Broker : Acenta. İşgüder. Kısıtlı aracı. Aracı. Tellal. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Aracı simsar. Simsar. Komisyoncu. Aracılık yapmak.

Auction off : Açık artırmayla satmak. Açık arttırmaya çıkarmak. Açık artırma ile satmak. Artırmayla satmak.

Auction : Açık artırma. Açık arttırma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Artırmalı satış. Açık artırma ile satmak. Müzayedeyle satmak. Artırma. Mezat. Açık artırma ile satış. Müzayede.

Agent : Araç. Mümessil. Gizli ajan. Amil. Acente. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Faktör. etken. Temsilci. Hastalık oluşturan veya hastalığı yayan herhangi bir etken. Distribütör.

Factor : Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen. Faktör. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri. Öğe. Alacaklandırıcı. Katsayı. Etken. Çarpan. Kalıtımsal özellik taşıyan gen.

 

Fictioneer zıt anlamlı kelimeler, Fictioneer kelime anlamı

Buy : Satın almak. Kabul etmek. Yutmak. İnanmak.