Fiddle türkçesi Fiddle nedir
- Dalavere.
- Oyalanmak.
- Üzerinde oynama yapmak.
- Dalavere yapmak.
- Keman çalmak.
- Katakulli.
- Vaktini boşa harcamak.
- Üçkağıt.
- Keman.
- Aylaklık etmek.
- Parmak tıkırdatmak.
- Dolandırmak.
- Ayrıntılarla ilgilenmek.
Fiddle ile ilgili cümleler
English: Ali loves playing Irish tunes on the fiddle.
Turkish: Ali kemanda İrlanda melodileri çalmayı seviyor.
English: Ali seems to be as fit as a fiddle.
Turkish: Ali formda görünüyor.
English: You're certainly looking fit as a fiddle today.
Turkish: Bugün gerçekten turp gibi görünüyorsun.
Fiddle ingilizcede ne demek, Fiddle nerede nasıl kullanılır?
Fiddle about : Vaktini boşa harcamak. Vakit öldürmek. Aylaklık etmek.
Fiddle around : Oyalanmak. Vaktini boşa harcamak. Vakit öldürmek. Aylaklık etmek. Vakit geçirmek.
Fiddle away : Boşa harcamak. Vakit öldürmek. Vakti boşa geçirmek. İsraf etmek. Zaman harcamak. Zamanı boş geçirmek.
Fiddle de dee : Boş laf. Saçma!. Saçma. Zırva. Boş laf!.
Fiddle faddle : Ivır zıvır. Saçma söz. Saçma sapan söz. Zırva. Saçmalık.
Second fiddle : İkinci derecede rol oynayan. Ecede rol oynayan.
Face as long as a fiddle : Suratı beş karış. Çok üzgün yüz ifadesi. Kederli yüz.
Play second fiddle : İkinci planda olmak. Geri planda kalmak. İkinci derecede rol oynamak. Önemsiz bir mevkide olmak. Daha aşağı düzeyde olmak. İkinci derecede olmak. Birinin altında olmak. Önemsiz işlerle uğraşmak.
Bull fiddle : Bas.
Fiddle with : Huzursuzlanmak. Ayarlarıyla oynamak. Ayarıyla oynamak. Kurcalamak. Oynamak. Rahatsız bir şekilde kıpırdamak.
İngilizce Fiddle Türkçe anlamı, Fiddle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fiddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Haves : Kumpas. Hile. Varlıklı kimse. Malik olanlar.
Avoid : Korunmak. Kaçınmak. Kaçmak. Savmak. İptal etmek. Geçiştirmek. Yanaşmamak. Uzak durmak. Atlatmak. Kurtulmak.
Garble : Yanlış bir şekilde nakletmek. Tahrif etmek. Tahrif. Bozmak. Saptırmak. Yanlış bir şekilde anlatmak. Çarpıtmak. Bozma. Değiştirmek.
Chiselling : Pürüzlendirme. Kesme işlemi. Kazıklamak. Yontmak. Yontma. Oymak. Sızdırmak. Taraklama.
Dawdles : Sallanmak. Salınmak. Boşa geçirmek. Ağır davranmak. İşi ağırdan almak. Zaman harcamak. Eğlenmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek.
Goldbrick : Kaytarıcı. Tembel. Değerli görünen sahte bir şey. Değerli görünen ancak çok az değeri olan bir şey. İşten kaçan kimse (askeri argo). İşini üstünkörü yapmak. Kaytarmak. Tembel kimse. İşten kaçmak. Kendi işini başkalarına bırakmak.
Bilks : Aldatmak. Hile. Kandırmak. Dolandırıcı. Borç takmak. Ödememek. Dubara.
Bilking : Hile. Ödememek. Kandırmak. Dolandırıcı. Borç takmak. Aldatmak. Dubara.
Buncoing : Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Kazıklamak. Dolandırıcılık. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere.
Chisel : Yont. Kalem. Sızdırmak. Kazıklamak. Oymak. Yontmak. Keski. Kalemle oymak.
Fiddle synonyms : shrink from, guarnerius, violin bow, bowed stringed instrument, stradavarius, chin rest, strad, chiseling, dirty trick, humbugs, dally, be amused, be amusing, deception, blag, cabal, scheme, hokey pokey, tweedled, bunkoed, ruses, dallying, violins, fiddles, horse around, fiddlestick, fiddled, deceit, dallies, buncoed, shirk, chicanery, dawdle along.
Fiddle zıt anlamlı kelimeler, Fiddle kelime anlamı
Break : Kesme. Paydos. (ses) gitmek veya kısılmak. Bitmek. Kopmak. Kırık. Kırılma. Şafak vakti. Dizginlemek. Çözmek.
Compound : Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bileşik. Birkaç elementden yapılmış madde. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birleşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü.
Fiddle ingilizce tanımı, definition of Fiddle
Fiddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kit. A violin. To play (a tune) on a fiddle. A stringed instrument of music played with a bow. To play on a fiddle.

Bu kısımda Fiddle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fiddle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fiddle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fiddle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.