Field of play türkçesi Field of play nedir

  • Oyun alanı.
  • Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer.
  • Futbol alanında kullanılır.

Field of play ingilizcede ne demek, Field of play nerede nasıl kullanılır?

Field : Tarla. Arazi. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alan. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer. Sahaya çıkarmak. Sahaya çıkarmak (bir spor takımını). Saha. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü.

Of : -den. -nın. Hakkında. Nin. Den. In. Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. -in. İle ilgili.

Play : Sahne yapıtı. Bahis yapmak. Sunmak. Tutmak. Turneye çıkmak. Oynatmak. Numarası yapmak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Piyes. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak.

Field of activity : İştigal konusu. Faaliyet alanı.

 

Field of complex numbers : Karmaşık sayılar alanı.

Field of exercice : Uygulama alanı. İş yasasının kapsadığı sınırlar çevresi içinde yapılabilecek tüm işlemlere ilişkin alan.

Field of fractions : Kesirler cismi.

Field of fire : Gerçek mühimmatla atış yapılmasına müsade edilen alan. Atış menzili. Ateş sahası. Ateş alanı.

Field of real numbers : Gerçek sayılar cismi.

Field of dreams : Düşler tarlası. Kevin costner'ın başrolde oynadığı 1989 yapımı film.

İngilizce Field of play Türkçe anlamı, Field of play eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Field of play ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stage area : Oyunun oynandığı alan ya da yükselti.

Back scissors kick : Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş. Ters makas.

Committee of organisation : Organizasyon komitesi. Ayaktopu karşılaşmalarını düzenlemek ve oyunlarla ilgili işleri yürütmekle görevli kurul. Düzenleme kurulu.

Field : Top atmak (kriket). Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alan. Cevabı yapıştırmak. Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Sahaya çıkarmak (bir spor takımını).

Centre spot : Orta nokta. Orta çizginin tam ortasında bulunan orta yuvarlağın özeği. (başlama vuruşlarında top bu noktanın üzerine konur.). Santra.

 

Centre flag : Ayaktopu alanının orta çizgisinin iki yanında bulunan gönderlerin üzerindeki bayrak. (bu bayraklar, uzaktan orta çizgiyi gösterir.). Orta bayrağı.

Bali : Endonezya'da bir ada. Ayaktopu oyununda kullanılan, dışı deri ya da plastikten, içi hava ile şişirilmiş, lastikten yapılma, yuvarlak biçimde ve çevresi 68-71 cm. olan, en çok 396-453 gr. ağırlığındaki top. Top.

Candidate : Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzet. Namzetlik. Talip. Aday. Sınava giren kimse.

Central disciplinary committee : Merkez ceza kurulu. Ayaktopu birliğine bağlı olan ve takım ya da oyuncuların oyun içindeki türlü davranışlarıyla ilgili olumsuz durumları bir karara bağlamakla görevli kurul.

Playfield : Spor alanı. Eğlendirici ve dinlendirici etkinlikler için genellikle okul bahçesinin bir bölümünde ayrılan, uygun araç ve gereçlerle donatılan yer. 2-okulda beden eğitimi çalışmalarının, özellikle oyun ve spor gibi etkinliklerin yapıldığı alan.

Field of play synonyms : acting area, playing field, centre kick, centre forward, amateur player, sportsfield, recreation ground, backheel, playground, backheel pass, arena, centre, playgrounds, charge with the body, bounce up, acting style, attacking game.