Fight against türkçesi Fight against nedir

Fight against ile ilgili cümleler

English: What doctors should do is to save lives and fight against death.
Turkish: Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.

English: We need to fight against women's oppression.
Turkish: Kadınların ezilmesine karşı mücadele etmeliyiz.

English: It already faced a strong fight against the European Allies.
Turkish: Zaten Avrupalı müttefiklere karşı güçlü bir mücadele ile karşı karşıya kaldı.

Fight against ingilizcede ne demek, Fight against nerede nasıl kullanılır?

Fight : Savaş vermek. Savaşmak. Çarpışmak. Kavga etmek. Mücadele. Kavga. Savaşım. -e karşı savaşım vermek. ...ile savaşmak. Kapışmak.

Against : Muhalif. -e aykırı. Kontra. -e doğru. Mukabilinde. Karşısında. Ters olarak. -e karşı. Aleyhinde. -e zıt yönde.

Fight against aids : Aıdsle mücadele.

Fight against time : Zamana karşı yarışmak.

Fight a battle : Savaşmak. Mücadele etmek.

Fight a duel : Düello yapmak.

İngilizce Fight against Türkçe anlamı, Fight against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fight against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conflict : Uyuşmamak. Zıtlık. Çatışmak. Çatışma. Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Görüş ve kanıların aykırılığından doğan karşıtlık. Çarpışma. Savaş. Olay dizisinin gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış çatışmalar. bir oyun kişisinin kendi içindeki bunalımı. Bağdaşmamak.

 

Counteracted : Gidermek. Önlemek. Karşılık vermek. Karşı koymak. Mukabele etmek. Etkisini gidermek. Etkisiz hale getirmek. Etkisini yok etmek. Etkisizleştirmek.

Combated : Muharebe. Çarpışmak. Mücadele etmek. Muharebe etmek. Dövüşmek. Cenk. Savaş açmak. Harp etmek.

Battling : Çok uğraşmak. Muharebe. Dalaş. Teber. Mücadele etmek. Dövüşmek. Savaş. Çarpışmak.

Conflicts : Anlaşmazlığa düşmek. Çekişmek. Çakışmalar. Bağdaşmamak. Tutmamak.

Contending : Çekişmek. İleri sürmek. Çekişen. Rekabet etmek. Tartışmak. İddia etmek. Uğraşmak. Çarpışan. Yarışmak.

Contended : Çekişmek. İleri sürmek. Tartışmak. Uğraşmak. Rekabet etmek. Yarışmak. İddia etmek.

Campaigned : Kampanya yapmak. Mücadele vermek. Seferberlik. Sefere çıkmak. Sefer. Kampanyaya katılmak. Adaylığını koymak. Kampanya.

Contend : Çarpışmak. İleri sürmek. İddia etmek. Uğraşmak. Rekabet etmek. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Tartışmak. Çekişmek. Yarışmak.

Repugnate : Karşı koymak. Karşı olmak. Muhalefet etmek. Karşı çıkmak. Direnmek. Karşı durmak.

Fight against synonyms : counteracts, campaign, war against, combat, exchange blows, counteract, battle, contends, battled, combats, conflicted.