Film müziği nedir, Film müziği ne demek

  • Filmin görüntülerine eşlik etmek amacıyla özel olarak bestelenmiş veya hazırlanmış müzik

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Herhangi bir film için hazırlanmış özgün müzik. Sinema özelliklerine uyan müzik.

İngilizce'de Film müziği ne demek? Film müziği ingilizcesi nedir?:

film music (score), score

Film müziği hakkında bilgiler

Türkçede tam karşılığı bulunmadığı için genel olarak film müziği olarak kullanılan, İngilizce kökenli bir kelimedir.

Söz konusu müzik eseri bir filme değil de müzikal, tiyatro ya da operaya aitse, "film müziği" karşılığı kullanılamaz. Ya İngilizce karşılığı olan soundtrack kullanılır ya da "eserin müzikleri" şeklinde farklı tamlamalarla bu sözcüğün eksikliği giderilmeye çalışılır.

Bir Zamanlar Amerika, Cinema Paradiso, Misyon (film), İyi, Kötü ve Çirkin, Bir Zamanlar Batıda, Dokunulmazlar (film, 1987)

Er Ryan'ı Kurtarmak (Saving Private Ryan), Amistad, Kayıp Dünya (The Lost World), Sabrina, Jurassic Park, Evde Tek Başına (Home Alone), Indiana Jones üçlemesi, Güneşin İmparatorluğu (Empire of the Sun), Eastwick Cadıları (The Witches of Eastwick), Star Wars üçlemesi, E.T., Superman, Jaws, Harry Potterın ilk üç filmi, Bir Geyşanın Anıları (Memoirs of a Geisha)... gibi uzayıp giden, seksenden fazla soundtrack kompozisyonunu kapsayan bir filmografisi vardır.

 

Film müziği anlamı, kısaca tanımı:

Film : Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Sinemalarda gösterilen eser. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak.

Müzik : Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması. Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki.

Görüntü : Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Manzara. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.

Eşlik : Birlikte, beraber. Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü. Eş olma durumu.

 

Beste : Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.

Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

İngilizce : Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.