Financial advisor türkçesi Financial advisor nedir

  • Mali danışman.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Serbest muhasebeci mali müşavir.
  • Mali müşavir.
  • Bir işyerine bağlı olmaksızın mali müşavirlik yapan gerçek kişi.

Financial advisor ingilizcede ne demek, Financial advisor nerede nasıl kullanılır?

Financial : Para ve sayca konularına ilişkin özellikler. Transfer mali transfer. İktisadi. Mali. Finansal. Parasal. Akçalı.

Advisor : Danışman hoca. Müşavir. Akıl hocası. Danışman. Yol gösterici. Yol gösteren. Danışman öğretmen. Danışman öğretim üyesi.

Financial account : Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. Sermaye hesabı.

Financial accounting : Finans sayışımı. Mali muhasebe. Finansal hesaplama. Finansal muhasebe. Şirket finansal verilerinin dışardaki ajanslar için rapor olarak hazırlanması.

Financial accounts : Mali hesaplar. Mali tablolar. Kar zarar hesabı. Bilanço. Finansal tablolar.

Financial administration : Mali idare.

İngilizce Financial advisor Türkçe anlamı, Financial advisor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Financial advisor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Financial adviser : Finansal danışman. Ekonomi veya para danışmanı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Financial advisor synonyms : abolition of forced labour convention, ability rent, independent accountant, abnormal budget, a pass through certificate, financial consultant, abnormal budget receipts, certified public accountant, a shift in supply, a change in demand.