Findings türkçesi Findings nedir

Findings ile ilgili cümleler

English: I asked Tom to confirm my findings.
Turkish: Tom'un bulgularımı tasdik etmesini istedim.

English: My findings suggest that that is not the case.
Turkish: Benim bulgularım durumun böyle olmadığını gösteriyor.

Findings ingilizcede ne demek, Findings nerede nasıl kullanılır?

Fact findings : Araştırma neticesinde veya yoluyla keşfedilen bilgi.

Laboratory findings : Laboratuvar bulguları. Laboratuvar sonuçları. Laboratuvar buluşları.

Leontiefs emprical findings : Leontief çelişkisi. Amerika birleşik devletleri ekonomisinde heckscher-ohlin önermesinin w. leontief tarafından sınanması ile ulaşılan önermenin tam tersi sonuçlar.

No pathological findings : Hastalık bulguları yok. Patolojik bulgular yoktur. Herhangi bir hastalığa rastlanmadı (tıp veya medikal terimi).

Finding a wife : Evlenecek bir kadın arama ve bulma. Bir eş bulma.

Finding out : Tahsil. Öğrenim. Bulup çıkarmak. Öğrenme. Saptama. Anlama. Anlayarak.

Finding user accounts : Kullanıcı adlarını hesaplarını bulma.

Finding telescope : Arayıcı. İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür.

 

Direction finding station : Radyo iletki istasyonu.

Error finding the source directory : Kaynak dizini bulma hatası.

İngilizce Findings Türkçe anlamı, Findings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Findings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Judgments : Ahkam. Yargı. Muhakeme. Karar. Tahmin. Sağduyu. Mahkeme kararları. Yargılama. Kanı.

Apparatuses : Takım. Aygıt. Vasıta. Teçhizat. Makine. Ekipman. Alet. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Aletler.

Outfit : Takım donatısı. Donatı. Takım. Teçhizat. Teçhiz etmek. Ekip. Donatım. Donatmak.

Kits : Alet çantası. Alet takımı. Pılı pırtı.

Instruments : Dökümanlar. Aletler. Enstrümanlar. Ameliyat aletleri. Belgeler. Araçlar. Kamusal belgeler.

Equipment : Araç-gereç. Donatı. Gemi donatımı. Donatma. Cihaz. Avadanlık. Donanım. Gereç. Alet.

Kit : Kemençe. Aparat. Alet takımı. Avadanlık. Donanım. Alet takımı (belirli bir iş için). Pılı pırtı. Alet çantası.

Materiels : Levazım. Askeri malzeme. Gereç. Materyal. Harp malzemesi.

Paraphernalia : Takım taklavat. Alet edavat. Kişisel eşya. Öteberi. Teçhizat. Alet edevat. Donatı. Özel eşyalar. Kişisel eşyalar.

Apparatus : Aletler. Bir görüngüyü gerçekleştirmek, gözlemlemek, bir büyüklüğü ölçmek gibi etkinliklerde duyu ergenlerimizin algılama sınırlarını genişletmeye yarayan her çeşit düzenek. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Alet. Araçlar. Takım. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Apparatus.

Findings synonyms : provisions, assemblage, furnishing, material, ingredients, makings, equipments, materials, materiel, aggregation, outfits, accumulation, collection, furniture, ingredient.