Finner türkçesi Finner nedir
- Çatal kuyruklu balina.
Finner ingilizcede ne demek, Finner nerede nasıl kullanılır?
Finned : Yüzgeçli. Kanatlı (mühendislik terimi). Finli. Yüzgeç veya yüzgeçleri olan. Lamelli. Kanatlı. Kanatçıklı.
Long finned gray mullet : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefalgiller (mugilidae) familyasından, solungaç kapaklarının üzerinde birer sarı leke bulunan, 30 cm kadar uzunlukta, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan, eti lezzetli bir balık türü. Altınbaş kefal.
Mickey finn : İlaç katılmış içki. İçine ilaç katılmış içki.
Finn : Finli. Finlandiyalı. Fin.
Finnan haddock : Tütsülenmiş mezgit balığı.
Finnish capital : Finlandiya başkenti.
Finniest : Yüzgeçli. Yüzgece benzer. Balıklı. Balıklara ait. Balık.
Finnish : Fince. Fin dili. Finli. Finlandiya'ya özgü. Fin. Finlandiyaya ait.
Finnic : Finlandiyalı. Finlandiya ile ilgili. Finlandiya insanlarına ait olan. Finlandiya'ya özgü.
Finnish landrace pork : Finlandiya landracedomuzu. Kuzey avrupada bulunan diğer landrace ırklarıyla aynı kökene sahip ve ırk özelliği olarak da benzeyen, aynı biçimde tüy rengi beyaz ve sarkık kulaklı domuz ırkı.
İngilizce Finner Türkçe anlamı, Finner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Finner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Idiom : Karakteristik stil. Dil (bir gruba özgü). Şive. İdyom. Ağız. Lehçe. Deyim. Deyiş. Tabir.
Modus vivendi : Yaşayış tarzı. Geçici görüş birliği. Yaşam stili. Geçici antlaşma. Tecimsel uygulamalarla gümrük işlemleri üzerinde iki ülkece geçici olarak yapılan anlaşma. Yaşam tarzı. Geçici anlaşma. Yaşam biçimi.
Pinkie : Serçe parmağı. Küçük parmak.
Way : Civar. Usul. Durum. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Uzak mesafede. Başarmak. Huy. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Tarz.
Extremity : Bir görüş, kanı ya da tutumun en uç biçimiyle benimsenme durumu. Had. Aşırılık. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Nihayet. Son. Ekstremite. Büyük üzüntü. Zirve.
Thumb : El başparmağı. Parmağıyla çevirmek (sayfa). Yıpratmak (kitap). Otostop çekmek. Başparmak. Başparmak (eldivende). Baş parmak. Başparmak (el).
Mode : Üslup. Tipik değer (istatistik). Tepedeğer. Yöntem. Tepe değeri. Bilgisayar, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Moda. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri. Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa vb. Tavır.
Middle finger : Orta parmak.
Signature : İlacın kullanım şeklini yazan bölüm. Kaşe. İmza. Mühür. Damga. Nota imi. İmza atma. İmzalama. İşaret. Tanıtım müziği.
Form : Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Kurmak. Bilgi belgesi. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Oluşturmak. Şekil almak. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şekil. Parmak ekzostozları. Biçimlendirmek.
Finner synonyms : manus, artistic style, annualry, metacarpophalangeal joint, knuckle, fingernail, pollex, index, index finger, setup, style, little finger, fit, knuckle joint, rorqual, razorbacks, property, lifestyle, fashion, wise, touch, digit, razorback, mitt, life style, drape, forefinger, paw, pinky, fingertip, pad, response, finback whale.
Finner zıt anlamlı kelimeler, Finner kelime anlamı
Outward : Dış. Dıştan. Dışa doğru olan. Dışarıya giden. Harici. Bkz.outwards. Dışarıya doğru. Görünüşte. Görünen. Dışarıya.
Summer solstice : Günötesi. Bk. gündönümü. Yaz gündönümü.
Finner ingilizce tanımı, definition of Finner
Finner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A finback whale.

Bu kısımda Finner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Finner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Finner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Finner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.