Firsthand türkçesi Firsthand nedir

  • Birinci el.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İlk ağızdan.
  • Bir malın doğrudan doğruya ilk üretici, satıcı ya da dışalımcıdan sağlanması.
  • Orjinal kaynağından gelen.
  • Yeni.
  • Dolaysız.
  • Kullanılmamış.
  • İlk elden.
  • Birinci ağızdan.
  • İlk el.

Firsthand ile ilgili cümleler

English: Ali gave police a firsthand account of what had happened.
Turkish: Ali polise ne olduğuna dair ilk elden bilgiler verdi.

Firsthand ingilizcede ne demek, Firsthand nerede nasıl kullanılır?

Firsthand experience : Kişisel deneyimle elde edilmiş aşinalık veya bilgi. Doğrudan deneme. İlkelden tecrübe.

Had a firsthand experience with : İle doğrudan karşılaştı. İle ilk elden deneyim edindi.

First degree liquidity assets : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar. Birinci dereceden likit varlıklar.

First degree liquidity assets coefficient : Birinci derecede likidite katsayısı. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı.

First adar : 1. adar. Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre).

 

First aid station : İlkyardım istasyonu. İlk yardım merkezi. İlk yardım istasyonu.

First aid kit : İlk yardım kiti. İlk yardım çantası. İlk yardım kutusu. İlkyardım çantası.

First aid man : İlk yardım görevlisi (orduda).

First aid team : İlk yardım ekibi. Acil tıbbi müdahale yönetiminde eğitilmiş insanlar grubu. İlk yardım timi.

First aid outfit : İlk yardım malzemesi. İlk yardım çantası.

İngilizce Firsthand Türkçe anlamı, Firsthand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firsthand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Incoming : Yeni gelen. Girme. Yeni başlayan. Gelmekte olan. Yeni (hükümet veya yıl). Gelen. Giren. Ele geçen.

Emergent : Çıkan. Meydana çıkan. Gelişmekte olan. Doğmakta olan. Gelişen. Boy gösteren. Ortaya çıkan. Beliren. Yeni bağımsızlık kazanmış.

In mint condition : Mükemmel. Mükemmel veya harika durumda. İyi durumda. Yepyeni. Dört başı mamur. Yeni gibi. Eskimemiş.

Point blank : Açık. Yatay olarak. Yakından. Çok yakın geçen. Açıkça. Doğrudan. Çok yakından. Yakın. Yakın menzilli.

Virgin : İşlenmemiş. Yoz. Balta girmemiş. Erden. Kız oğlan kız. Bakir (erkek). Saf. Bozulmamış. Ekilmemiş.

Unconsumed : Tüketilmemiş. Bitirilmemiş. Yenmemiş.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Emergents : Boy gösteren. Yeni bağımsızlık kazanmış. Gelişmekte olan. Ortaya çıkan. Beliren. Gelişen. Çıkan. Meydana çıkan. Doğmakta olan.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Firsthand synonyms : brand new, primary, hot, ability to pay approach, at first hand, unused, direct, a shift in demand, fresh, unequivocal, ability to pay principle, unappropriated, de novo, a pass through certificate, abolition of forced labour convention, a type mutual funds, abnormal budget, mint state, green, further, a group shares, a shift in supply, abnormal budget expenditures, ability rent, hottest, a change in individual demand, unexpended, greenest, unexercised, a change in demand, immediate, babe in arms, hotter.

Firsthand zıt anlamlı kelimeler, Firsthand kelime anlamı

Secondary : İkincil. Orta. İkinci. Tali. Sonraki. İkinci dereceli. Muavin. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Önemsiz. Sekonder.

Firsthand ingilizce tanımı, definition of Firsthand

Firsthand kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Obtained directly from the first or original source. Hence, without the intervention of an agent.