Firsts türkçesi Firsts nedir

Firsts ingilizcede ne demek, Firsts nerede nasıl kullanılır?

First degree liquidity assets : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar. Birinci dereceden likit varlıklar.

First degree liquidity assets coefficient : Birinci derecede likidite katsayısı. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı.

First adar : Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre). 1. adar.

First aid : Sıhhi imdat. İlk yardım. İlkyardım.

First aid box : Sıhhi yardım malzemesi sandığı.

First aid outfit : İlk yardım çantası. İlk yardım malzemesi.

First aliyah : Birinci aliyah. 1882 ile 1903 yılları arasında gerçekleşen göç dalgası.

First amendment : Birinci düzeltme. Abd anayasası'nın birinci değişikliği (vatandaşlara din ve ifade özgürlüğü hakkı, basın özgürlüğü, toplantı yapma özgürlüğü ve devlete dilekçe verme hakkı sağlar).

 

First aid dressing : İlk yardım malzemesi.

First aid station : İlk yardım istasyonu. İlk yardım merkezi. İlkyardım istasyonu.

İngilizce Firsts Türkçe anlamı, Firsts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firsts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Da capo : Baştan başlamak (müzikle ilgili talimat).

Fore : Baş taraf. Başa doğru. Başta. Ön taraftaki. Önde olan. Öndeki. Pruva. Önde. Ön.

Doorway : Kapı boşluğu. Kapı arası. Kapı yeri. Antre. Giriş. Menfez. Kapı aralığı.

Ordinal : Sırasal. Sıra sayısı. Takıma ait (biyoloji terimi). Sıra. Sıra gösteren. Takımla ilgili. Sıra sayı gösterimi 1. Sıralı. Derece gösteren. Sıra belirten.

Ante : Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak. Bop (poker). Giriş. Para sürmek. Para vermek. Ödemek. Ön.

Belter : Harika. Eşsiz ve mükemmel görülen şey. Müthiş. Yüksek sesli popüler şarkı. Yüksek sesli şarkıcı. Muhteşem görülen kimse. Harikulade sayılan kişi.

Introductory : Giriş niteliğinde olan. Tanıtma amacıyla yapılan. Önsöz niteliğinde. Önsöz. Tanıtıcı. Giriş niteliğinde. Başlangıç ile ilgili.

Avant : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Öncü. Önde olan. Öncesi.

Preliminary : Mukaddime. Giriş. Hazırlık. Ön sınav. Başlangıç niteliğinde. Yeterlik sınavı. Hazırlayıcı. Eleme maçı.

 

Maiden : Bekar kız. Bakire. Kız. Kız oğlan kız. Giyotin. Evlenmemiş. Evlenmemiş genç kız. Evlenmemiş kız. Evlenmemiş kadın. Kızlık.

Firsts synonyms : 1st, prototypic, agoing, freshman, antings, archetypical, primeness, the largest, commencements, beauts, ultimate, largest, original, beaut, conception, before time, uppermost, greatest, winner, fores, prime, premiers, conceptions, a one, anteing, initial, alpha plus, initiatory, back, bang up, prelusive, anlage, anting.

Firsts zıt anlamlı kelimeler, Firsts kelime anlamı

Unoriginal : Sıradan. Basit. Olağan. Bayağı. Sade. Başlangıçta olmayan. Orijinal olmayan. Sahte.

Last : Gitmek. En son. Sürmek. Sürmek (süre vb). Bozulmamak. Son. Sonuncu kimse. Son şey. Son olarak. Devam etmek.

Back : Art. Önce. Arka. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Geride. Arkaya. Geçmişte. Savunucu. Arka çıkmak. Sırt.

Firsts antonyms : late, middle, secondary, cardinal.